Bu yazıya yorum bırakarak 20 Şubat 2010 tarihine kadar sürecek çekilişe katılabilirsiniz. Ayrıntılı bilgi aşağıda, yorum bölümünde. Daha çok yazıya yorum yapın, kazanma şansınızı artırın.“Kaçan kovalanır”.
“Okşayan eli itip, tekmeleyen ayağı neden öper insanoğlu”.
Tunç Abi‘ ‘nin 1 yıl kadar önce yazdığı yazıyı görünce bu konu hakkında ben de bir şeyler yazayım istedim. Tunç Abi’ nin yazısını tekrar okuyunca pek sevdiğim Chuck Palahniuk’ un sözleri geldi aklıma.
Birine gününün nasıl geçtiğini sorduğunda bunu sormanın sebebi kendi gününü anlatmak istemendir. Birine aşık olmanın sebebi, onun sana aşık olmasını istemen.
Saf duyguları, aşkı savunacaklar olabilir ama tarafsız düşünürseniz Palahniuk’ a hak verirsiniz sanıyorum.
Kovalayan da pek masum değil aslında.
-Ben seni seviyorum. Ben senin için vaktimi harcıyorum. Ben senin için şunu yapıyorum. Ben senin için bunu yapıyorum. Bak ben senin için bunu da yaparım. Ve sen de beni sevmelisin. Televizyon programlarındaki “beni sev” şakalarına benzemiyor mu? Bu ne odun bakış açısı demeyin, kovalayan yaptığı her şeyi kaçan için yapıyor. Kaçanın sevgisini kazanmak için.
Kaçan daha çok göze batar. Daha kötü, hatta haksız görünür. Çünkü kovalayan seviyordur. Sevgi her zaman saf, art niyetsiz olarak düşünülür. Seven insan savunmasızdır, korunmaya muhtaç. Herkes kovalayana acır. Kovalayan dahil. Bu durumdan sadece kaçan zevk alır. (Pek toparlayamadım ama kaçan-kovalayan taraflarını haklı-haksız olarak sınıflandırmıyorum.)
Bir kanun değil çünkü belki karşılıklı sevgiler bu durumun kanunlaşmasını engelliyor. Ama kesin olan bir şey var ki çoğu zaman 4T kuralı geçerlidir. [Tunç Abi "Taparsan tepilirsin, tepersen tapılırsın." şeklinde kibarlaştırmış bu olayı.]
Çok da ahkam kesmiş gibi olmadım umarım. Ama unutmadan bu bahsettiğim olay ile ilgili bir şey daha var ki,
Eğer tepen tepilirse roller değişebilir.
Tepilene tapılır, tapılan tepilir.
Tapan teper, tepen tapar.
Çok da uzatmadan bitiriyim. Gerçi uzatsam da ne farkedecek. Bloga girip yazıları okuyan var sanki…
Additional comments powered by BackType
Sosyoblog, ordan burdan bulduğu içeriği özgün hale getirip muhabbet tadında sunan bir blogdur.
Konusunu gündelik hayattan alan bu blogda Aras ve Demircan, farkına vardıkları ilginç bilgilerden, az bilinen şahane gruplara kadar kişisel beğenilerini dile getiriyor. Zaman zaman paylaşacak ilginç şeyler bulanlar da bloga konuk oluyor.
Tap, Tep, Tapın, Tepil. için 3 görüş belirtildi:
Canan
26 Temmuz 2009 18:35
şimdi burada söylemek anlamsız nitekim 4T olarak kibarlaştırılan, kabaca 4s kuralı olarak bildiğimiz şey insanoğlunu tuhaf bir şekilde çekiyor. Tarafların masumiyetinden ziyade, sanırım insan olmanın verdiği kibir bu. “Benim gibi birini nasıl reddeder!” kibri bir içinde var sanırım her insanın. Ondan kaçanı kovalamayı kovalanırken kaçmayı seviyoruz sanırım.
Bu arada ben okuyorum blogu:)
Aras
9 Ağustos 2009 10:48
Sevindim :).
Evet haklısınız, kovalamayı sevmezken kovalanmaya başlayınca bunu unutuyoruz.
Hayır | Sosyoblog
16 Eylül 2009 21:08
[...] önce arada bahsettiğim insanların bencilliği durumu hani. Yeni bir müzik grubu keşfedip ya da şans eseri mükemmel [...]