Shangri-la ile Şaşkın Şaşkın Nasıl Zayıflanır?

Yazan: Demircan Çelebi

Kategori: Hayata Dair

8 Haz 2009

Geçtiğimiz günlerde Hayatın İçinden Plasebo Etkisi diye bir yazı yazmıştım. Belki yine ona bir örnek teşkil edebilecek, ilginç bir diyetten bahsetmek istiyorum bu kez.

Yanlış hatırlamıyorsam senaryomuz şöyle:

Aylar önce, internette boş boş Stumblelarken, günlerden bir gün, Türkçe sitelere de bir göz atayım dedim. Dili Türkçe’ye çevirdim ve bir kaç değersiz içerikten sonra hafif‘teki o mükemmel yazıya denk geldim. Yazının ilk cümlesi bile bu yazının tamamını okumalısın mesajını verir gibiydi:

Geçtiğimiz iki ay içinde farkına bile varmadan 8 kilo verdim.

Mesajı alıp okumaya devam ettim. Önceleri mantığı kavramakta zorlandım ama mantıklı geldi. Kısaca açıklamak gerekirse:

  • Vücudumuzun olmak istediği bir kilo olduğunu,
  • Olmak istenen kilonun yediklerimize göre değiştiğini,
  • Vücudumuz olmak istediği kiloyu artırdığında acıktığımızı, azalttığında tok hissettiğimizi,
  • Lezzetli şeyler yediğimizde beynimizin;

“Bu kadar leziz bir şey yiyebiliyorsa, bolluk içinde olmalı. Şu yağların bir kısmını depo edeyim.” şeklinde,

  • Lezzetsiz şeyler yediğimizdeyse;

“Galiba kıtlık var. Ben şunu hem acıktırmayayım hem de şu önceden depo ettiğim yağları yakayım” şeklinde düşündüğünü öğrendim.

Bu mağara adamı mantığına dayanarak ulaşılan noktaysa, hiç lezzet almadan kalori alma mantığını içeriyor.

Sistem şöyle: Her gün, gün içinde herhangi bir saatte, kilo vermek istediğiniz hız ve miktara göre, 100 ilâ 400 kalorilik besini tad almadan almanız gerekiyor. Bunu yaptıktan önce ve sonra da bir saat boyunca hiç bir tad almamanız gerekiyor. (su içebilirsiniz.) Bunun dışında serbestsiniz, normal hayatınıza devam edebilirsiniz. (hatta öncesinde lezzet almamaya pek dikkat etmedim)

    Bu besini almanınsa iki yolu bulunmuş. Şekerli su veya tatsız zeytinyağı.
    Şekerli su olayı, 17 küp şekeri suda çözündürüp içmeyi gerektirdiğinden tansiyon açısından biraz sakıncalı. Tatsız zeytinyağını bulmaksa ülkemizde biraz zor olabileceğinden, ekstra başka bir yol:
    Fındık yağı. 46 gramı 400 kalori eden fındık yağı yöntemini hafif uyku‘dan okuyor olmanın verdiği rahatlıkla denemeye giriştim.

    (Söylentilere göre fındık yağı işindekiler boğazdaki yalılarına yerleşmiş bile :P)
    Beni bu diyetle tanıştıran hafif uyku, bu diyeti sanırım 2 ay uygulamış, sonra da bırakmış. Bu süre içinde hiç acıkmadığını, yemek mevzusunun aklından tamamen çıktığını, yarım bıraktığı hamburgerler olduğunu söylemekte.

    Bense onun kadar erdemli davranamadım. Diyeti yalnızca bir hafta uyguladım. Sabahları biraz fındık yağı içtim. Gün içinde neredeyse hiç acıkmadım. Ancak sonrasında bunun sadece psikolojik olup olmayacağını düşünmeye başladım.

    Kendimi fındık yağı içtiğimde acıkmayacağıma inandırdığım için acıkmamış olabilir miydim? Belki de öyleydi. Ancak 2 ayda 8 kilo veren (yaklaşık olarak haftada bir kilo) hafif uyku’nun kaleme aldığı bu yöntemi 1 hafta uygulayarak 1 kilo verebildiğimi gördüm. Sonrasında diyeti bıraktım. Biraz da sporla zaman içinde 1 kilo daha verdim. Ancak istediğim zaman zayıflayabileceğimi gördüğüm için içim rahat.

    Ancak aklıma şöyle bir şey gelmedi değil. Kalori içerdiği söylenen diyet hapları olsa, bunları içen insanın lezzet almadan kalori alacağı, ve gün içinde hiç acıkmayacağı kendisine başkalarının deneyimleriyle de aktarılsa… Aslında bu haplar hiç bir işe yaramasa, yine de etkili olabilir miydi?

    Buna bakanlar bunlara da baktı:

    iamdezzy hakkında

    Merhaba. Ben Demircan Çelebi. 93 doğumlu, grafik ve web tasarımına meraklı, bloglamayı seven bir gencim. Bir Wordpress aşığı olmanın yanı sıra, Photoshop deneyimim fazladır. Bu günlerdeyse Illustrator, Php ve Jquery öğrenmeye çalışıp çağı yakalama çabasındayım. Türkçe'yi kurallarına uygun kullanmayı ve özgün Türkçe içeriği seviyorum. Twitter, FriendFeed ve Facebook üzerinden bana ulaşabilirsiniz.

    Tüm yazılarım

    Benimle mail yoluyla iletişim kurabilirsiniz.

    Shangri-la ile Şaşkın Şaşkın Nasıl Zayıflanır? için 2 görüş belirtildi:

    Avatar

    semra yılmaz

    3 Aralık 2009 22:18

    ben bundan3 yıl önce normal 52 kilodaydım .astım hastalığından ötürü ilaç kullandım kortizyonlu iğne kullandım,depresyon ilaçları kullandım her yıl 5 kilo almaya başladım ve şuan 67 kilo oldum boyuma göre 8 kilo fazlalığım var bir türlü yemekten vazgecemiyorum tat benim için çok önemli tadını beğenmediğim bişeyi yemem asla.

    Avatar

    Demircan Çelebi

    3 Aralık 2009 22:28

    @Semra Yılmaz, şunu söyleyeyim. Shangri-la diyetinde aldığınız fındık yağının bir tadı bulunmuyor. Olay zaten tat almadan kalori alma mantığını içeriyor.
    Aynı zamanda popüler tekniklerden biri olan Acai Berry’e bakmanızı öneririm.

    Görüş Bildir

    Additional comments powered by BackType

    Sosyoblog

    Sosyoblog, müzik, film, kitap, tasarım, matematik, edebiyat, trendler gibi konularda ilgimizi çekenlerin özgün halde muhabbet tadında sunulduğu bir blogdur.

    Konusunu gündelik hayattan alan bu blogda Aras ve Demircan, farkına vardıkları ilginç bilgilerden, az bilinen şahane gruplara kadar kişisel beğenilerini dile getiriyor. Zaman zaman paylaşacak ilginç şeyler bulanlar da bloga konuk oluyor.

    Rss - Twit!

    Rss Takip. Twitter'da Takip Edin.

    Reklam

    Student Social Network

    Rastgele Yazılar

    • şeyma: sehabe (ya da barış abi:D), normalde rap müzikten çok hoşlanmazdım... anlamsız bulurdum... an [...]
    • -mustafa: agalar abartılı resim nasıl yapacazz [...]
    • Yiğit: müthiş bir yazı olmuş severek okudum başlamayan arkadaşlara öneririm 26 saatte tam 85 bölüm [...]
    • irem: çok iyrenç [...]
    • Aras: Hayır, kitabı bildiğiniz gibi okumaya başlayın. Sayfa numaraları sadece bir geri sayım imgesi [...]