Hep derler, istatistik, yalan söylemenin bilimsel şeklidir diye. Günlük yaşamımızda, konuşmalarımızda, sunumlarımızda, her yerde verileri kullanırız. Anlatılana ilgiyi artırır. Bir de bu veriler sayısalsa işin içine grafikler girer ki sormayın gitsin.
Hayatımız boyunca farkettiğimiz ya da bir yerlerden öğrendiğimiz yöntemler aslında bunlar. Bugün biraz bunlardan bahsetmek istiyorum.
Sunumlarda en çok kullanılabilen yöntemlerdendir. Konuşmacı bir şeyler anlatırken arkasında kalan grafiğin içeriğine dinleyici pek de dikkat etmez. Sadece grafiğin şekli önemlidir. Bu noktada konuşmacı, dinleyicileri anlatmak istediğine ikna edecek yönde grafiklerini düzenleyebilir.

Birinci ve ikinci grafikteki veriler aynı. Artış sadece %2 iken, doğru kullanım ile çok daha keskin görünebildiğine şüphe yok.
Yalan söylemenin bir çok yolu var. Ancak konuşma esnasında bir sayı uydurarak bunu olağan bir şeymiş gibi aktarmak, inandırıcılığınızı artıracaktır. Çok kesin sayılar duymak karşınızdakini kuşkulandırabileceği gibi, çok yuvarlanmış sayılar da gerçekçi görünmeyecektir. Ayrıca insanların 7 sayısını duyduğunda daha çok inandıkları 360dan fazla bilimsel test ile kanıtlanmış durumda.
Gördünüz mü? Bu kadar basit. Sadece konuşmanızda inandırıcılığınızı artıracak yerde doğru şekilde kullanmayı bilin, yeter. Ne 367 deyin, ne 400. Kesin bir sayı vermeyin. 360dan fazla deyin, çoğu insan inanır.
“Bu lisenin geçen seneki üniversiteye yerleştirme oranı %80!” cümlesi başarılı bir dönemden söz ediyor gibi görünse de o sene yalnızca 5 kişinin mezun olup 4ünün yerleşebildiğini kim bilebilirdi? Yüzdelik değerlere güvenmeyin. Çünkü bahsi geçen sayı 100den küçük olduğunda yanlış olmasa da yanıltıcı bilgilerin habercisi olabilirler.
Bu sonuncusu ise çokça bilinen bir öyküden. Öykümüzün kahramanı tatile çıkmaya karar verir ve gideceği yerin ortalama sıcaklığını öğrenir. 25 derece, sanırım t-shirt yeterli olur diye düşünür. Ortalama sıcaklığa güvenemeyeceğini gündüz kavrulup gece etraf buz kestiğinde farkedebilmiştir.
Ortalama değerlerin yanıltıcı olabileceğini unutmayın.
—
Elbette sayılarla yalan söylemenin çok yolu vardır. Ancak benim farkedebildiklerim, öğrendiklerim, ya da sabaha karşı bir şeyler yazmaya çalışırken hatırlayabildiklerim şimdilik bu kadar.
Şimdiye kadar bu yazı okuyanların, %95ten fazlası yazıyı beğendi (:.
İstatistik mini eteğe benzer; çok şey gösterir ama asıl görünmesi gerekeni göstermez.
- Sir Alex Ferguson
Additional comments powered by BackType
Sosyoblog, müzik, film, kitap, tasarım, matematik, edebiyat, trendler gibi konularda ilgimizi çekenlerin özgün halde muhabbet tadında sunulduğu bir blogdur.
Konusunu gündelik hayattan alan bu blogda Aras ve Demircan, farkına vardıkları ilginç bilgilerden, az bilinen şahane gruplara kadar kişisel beğenilerini dile getiriyor. Zaman zaman paylaşacak ilginç şeyler bulanlar da bloga konuk oluyor.