Ötekilerle: esrarkeş, alkolik, gaftici, tinerci, muhabbet tellalı ve de hayat kadınlarıyla dolu bir mahalle. Kanına girdiği insanı içine alan, içine aldığı insanı da ölüme kadar götüren bir yer burası: Kolera. Ben de iki farklı Kolera’ya konuk olanlardanım. Şimdi size ikisini de anlatayım.

Metin Kaçan ile ilgili bilgi: 1961 yılında Kayseri’de doğdu. Aynı yıl ailesi ile İstanbul’a göç etti. Çocukluğu Dolapdere’de geçen Metin Kaçan otomobil tamirciliği, marangozluk, musluk tamirciliği, barmenlik gibi işlerde çalıştı. 16 yaşında “Beyaz Eldiven” çetesini kurdu. Bütün arkadaşları “öldürülünce” yazmaya başladı.
Ağır Roman‘ın filmi ve kitabı aynı insanın paralel iki evrendeki yansıması denilebilecek denli aynı ve de aynı derecede farklı. Ki hikayenin içinde inanılmaz büyük farklar ve inanılmaz benzerlikler var.
Zaten filmde senaryo : Mustafa Altıoklar/Metin Kaçan şeklinde geçiyor.
Öncelikle kitabı eleştirmek gerekirse kitabın takdir edilesi en büyük özelliği kullanılan dil, argoya hakimiyet. Metin Kaçan hikayenin geçtiği yerin argosunu, ağzını çok iyi yansıtmış. Ayrıca bu yansıtmayı sadece karakter konuşmalarında değil anlatıcının kelimelerinde de kullanmış. Yani “sadece karakterlerin değil yazarların da ağzı bozuk olabilir“i bize çok güzel göstermiş. Ancak bu denli argo biz temiz aile çocuklarına “O ne ki ya?” sorularını hediye ediyor. Maalesef ki hikayenin akışında yer yer ağırlaşmalar oluyor bu “O ne ki ya?”lardan dolayı.
Örneğin, mitra: kadın , gaftilemek: aşırmak , papiklenmek: hapla kafayı bulmak.
Kurgu olarak ise maalesef vasatta kalıyor kitap. Belki de önce filmi izlediğimden kaynaklanmakta ama insan güçlü kurgularda hızlı gidebileceği otobanlara, arkasını görmek için heyecanla beklediği sert-keskin virajlara, yer yer yavaşlayıp nefes alabileceği kamyon arkalarına ihtiyaç duyar. Maalesef bu kitabın kurgusu sadece ilk ve son durağı olan bir tren yolu gibi. Baştan sona tek tempo ile ilerliyor.
Bir eksi yönü de öne çıkmasını arzuladığımız bazı karakterler kısaca geçiştiriliyor kitapta. Daha çok Gıli Gıli Salih ( Okan Bayülgen ), Tina ( Müjde Ar ) ve Berber Ali ( Savaş Dinçel ) çevresinde dönen bir roman olsa da Salih ve Berber Ali haricinde hiçbir karakter derinlemesine tahlil edilmiyor, önümüze sunulmuyor. Gönül isterdi ki ” İmine, Tina, Gaftici Fethi ( Zafer Algöz ) ve Tıbı” biraz daha detaylıca işlensin.
— spoiler —
Tıbı kitapta filmden daha derinlemesine işleniyor ama yine de yetmedi bana. Ayrıca Tina’nın Salih’i aldatışı psikolojik tahlillerle, davranışın derininde yatan sebebi biraz daha açık seçik göstererek zenginleştirilmeliydi. Tina bu davranışı hiç gerçekleştirmeyecekmiş gibi, Salih’e hiçbir zaman ihanet etmeyecekmiş gibi aktarılıyor bize ama daha sonra bir anda orospu olduğunu, bedeniyle para kazandığını hatırlayıveriyor nedense.
— spoiler —
Filmi eleştirmeye başlarsak:

— spoiler —
Berber Ali’nin içeri alınışı, işkence sahneleri -zaten kitapta olmayan bir detaydı- gereğinden fazla ajite ve dengesiz olmuş. Kitapta sürekli eleştirilen, yer verilen, öne çıkartılan hırsızlık, arsızlık ve de dinleriyle taban tabana zıt şeyleri yapmalarından kaynaklanan tutarsızlık özellikleri ile işlenen softa-bağnaz takımının filmde yer almaması yine insanı hayal kırıklığına uğratıyor.
— spoiler —
Bu hikayesel eksiklik veya fazlalıklar haricinde oldukça başarılı bir film. ( Zaten sinemanın teknik konularından hiç anlamadığım için yok -ışığı iyiydi- , yok -görüntü yönetmeni bir acaipti-, efendime söyleyeyim – arter koroner disklerini bımbıllayan cibutili hikandrigastrik yaklaşım filme ayrı hava katmıştı- gibi cümleler kuramıyorum. Ben sadece bana hissettirdiklerini yazıyorum filmin.) Üç tane şarapçı abimizin ( Bir tanesi Mustafa Altıoklar ) muhabbetleri, filmin arkasındaki konuşmalar, Okan Bayülgen’in, Mustafa Uğurlu’nun, Burak Sergen’in ve Savaş Dinçel’in inanılmaz performansı, kitaptan çok daha iyi bir şekilde işlenip öne çıkartılmış Arap Sado ( Burak Sergen) karakteri ve tabii ki kitabın figüranı olan ama filmde omzuna çok büyük ağırlık yüklenen Reis (Mustafa Uğurlu) ile oldukça başarılı bir film.
Dipnot: Filme çok hayransanız, illa çekildiği yeri göreceğim diyorsanız en azından on beş kişi gezin Tarlabaşı’nı. Öperler.
Tanıtım kısmına el atarsak, kitabın ilk baskısı Metis Yayınları tarafından 1990 senesinin Nisan ayında piyasaya sürüldü. Haziran ayında ikinci baskı raflardaki yerini almıştı. Gendaş Kültür 2000 yılında kitabın haklarını alarak tekrar bastı. Kitabın yayım hakları 2003 yılıdan beri Can Yayınları‘nın elinde bulunmakta. Özellikle ergenliğe yeni adım atmış -meşhur sivilce lanetini üzerinde taşıyan-ların bu dönemlerde okuması gereken bir kitap. 6-7 yıl sonra ise tekrar okumaları gereken bir kitap. İstiklal’de gezinmeyi çok seven liselilere “100 metre ötelerinde insanların nasıl yaşadığını, nasıl süründüğünü” anlatan bir eser. Ötekilerin çığlığı bir bakıma.

Kitaba sonnot: Kitap 2003 yılında Almanca’ya, 2009 yılında Fransızca’ya çevrildi. Önümüzdeki yıl Fransızca olarak basılacak ve Fransız okurlarla buluşacak.
Filme sonnot: Ünlü şair Küçük İskender‘in kadın hali Demet Evgar’ın kızkardeşi deseler vallahi inanırdım.
Filmin Kadrosu:
Yönetmen: Mustafa Altıoklar
Senaryo: Metin Kaçan / Mustafa Altıoklar
Yapımcı: Sabahattin Çetin/ Müjde Ar / Mehmet Soyarslan
Görüntü Yönetmeni: Ertunç Şenkay
Müzik: Balık Ayhan / Atilla Özdemiroğlu
Oyuncular:
- Okan Bayülgen / Salih
- Müjde Ar / Tina
- Mustafa Uğurlu / Reis
- Savaş Dinçel / Berber Ali
- Burak Sergen / Arap Sado
- Küçük İskender / Orhan
- Aysel Gürel / Puma Zehra
- Levent Erim / Fil Hamit
- Zafer Algöz / Gaftici Fethi
- Zühtü Erkan / Tıbı
Bitizgah: Tiyatrosunu izlemedim, izleseydim üçü bir arada yapardım.
Buna bakanlar bunlara da baktı:
Kolera Mahallesi’nden Notlar: Bir Ağır Roman Eleştirisi için 3 görüş belirtildi:
sosyoblog
16 Aralık 2009 23:17
Kolera Mahallesi’nden Notlar: Bir Ağır Roman Eleştirisi: Ötekilerle: esrarkeş, alkolik, gaftici, tinerci, mu… http://bit.ly/8p8hXD
Bu yorumun orijinali burada bulunuyor: Twitter
Demircan Celebi
16 Aralık 2009 23:20
Var mı kitabı okuyan? Ya da filmi izleyen?
Bu yorumun orijinali burada bulunuyor: FriendFeed
AyberkTuncer
16 Aralık 2009 23:23
http://bit.ly/8p8hXD , yine yazdım. bi de linkin en sonunda XD var. sırıta sırıta yazmışım gibi XD
Bu yorumun orijinali burada bulunuyor: Twitter