Bazen bir grup hakkında yazılar, bazen de sadece paylaşmak istediğimiz şarkılar.
Merhaba,
Genç bir arkadaşım var, Yunus Abdullahoğlu. Myspace hesabında parçalarını paylaşıyor. Ben de onu paylaşırsam belki daha çok kişi tarafından tanınır.

Kendisine bırakıyorum burda sözü:
Öncelikle herkese merhabalar. İlk olarak kısaca kendimi tanıtmak istiyorum. 1994 İstanbul doğumluyum. Müziğe tam olarak 9 yaşımda gitar dersine giderek başladım. Bu gitar eğitimi 6 yıl sürdü. Gitar eğitimim sırasında da hep müzikle bir şekilde uğraştım. Sanki bu bir tutkuydu benim için. 14 yaşımdayken de bu tutku artık kendini gerçekleşebilecek hayallere ve olgulara bıraktı ve ortaya bazı şeyler çıkmaya başladı. Açıkçası ben bu şeylere pek güvenmiyordum ama gerçekten bu işle uğraşınca bir şeyler yapabildiğimi anladım ki bunu bana müzik hocalarım falan da söylemeye başlamıştı. Bu özgüvenle geçen sene, ilk şarkım olan Son Kalan Gizem‘ im parçasını hazırladım. Önce sadece arkadaşlarımla paylaşmaya başladım sonrasında gelen diğer şarkıları da. Ama sonra bu sene arkadaşlarımın da ısrarlarıyla myspace sayfamı açtım ve şarkılarımı burada sergilemeye başladım. Bundan sonraki çalışmalarımı da buraya atmaya devam edeceğim, isteyenler Myspace’den takip edebilirler.
Yunus Abdullahoğlu
Yazan: Demircan Çelebi
Kategori: Kişisel Beğeniler |Müzik |Sanat
16 Şub 2010Geçtiğimiz yıllarda çıkardığı 2 albümü ve görsel şölene dönüştürdüğü sahne şovlarıylar kendisinden çokça söz ettiren ve benim de kalbime taht kuran Hayko Cepkin‘in 3. albümü yoldaymış.

İnsan doğasındaki varoluşu ve yok oluşu anlatan albümde söz-müzik ve düzenlemeler Hayko Cepkin’e ait. Albümün ilk video klibi ise Yol Gözümü Dağlıyor olacakmış. Hayko, Behnan Shabbir‘in illüstrasyonlarıyla da dikkat çeken albümdeki her parçaya klip çekmek istiyormuş. Canlı performansı için de özel bir şeyler ayarlamış ve sahne dekorunu Sandıktan çıkacakmış. Hatice Gökçe imzalı yeni kıyafetler ve aklınıza gelmeyecek birçok şey de bu sandıktan çıkacakmış.
14 Mart 2010 tarihinde de Sandık albümünün ilk konserini Bostancı Gösteri Merkezi’nde verecekmiş. İlgilenenlerin bakmasında fayda var.
Daha sert olacağı söylenen albümde şu şarkılar olacakmış:
Albümü merakla bekliyoruz, zamanım olursa konsere de gitmek isterim.
Bilmem farkettiniz mi.
Büyük ihtimalle dikkatinizi çekmemiştir.
Belki bu olay sadece bir azınlık için geçerliydi ve her şey tesadüftü.
Bu 4 cümlenin “b” harfi ile başlaması gibi bir tesadüf.
Uzun süredir yürüttüğüm araştırmaya göre, bu araştırma sırasında bir çok genç ile çalıştım, gençlerin her yılın 4 ile 6. ayları arasında takıldıkları bir konu var. Hepsi birbirine bunu soruyor.
Tekrar ediyorum, her şey bir tesadüf olabilir.
Korkutucu bir tesadüf.
İşte size 21.yy gençlerini kullanmanız için bir fırsat! Yeni bir yöntem! Sadece 4 ile 6.aylar arasında kullanabilecek olmanız da işin heyecanlı tarafı.
Dediğim gibi, bütün gençler birbirine bunu soruyor. Kafaları karışık. Devamını okuyun »
i’ve never been so
colourfully-see-through-head before
i’ve never been so
wonderfully-me-you-want-some-more
and all i want is to keep it like this
you, me alone
a secret kiss
and don’t go home
don’t go away
don’t let this end
please stay
not just for today
Başka bir şeyler yazmak için oturdum, önce başlık “Seni Anlatmak” olsun dedim. Ama seni sana anlatmaya çalışıp da becerememekten korkup vazgeçtim. Sonra bir şeyler daha denedim. Olmadı. Ve dinlediğim şarkının ne kadar güzel olduğunu farkettim.
The Cure – From The Edge of The Deep Green Sea

Ankaralı bir grup Cin Seddi. Öncelikle şunu söyleyeyim, harikalar. Kalıcı olacaklarına eminim. Ekim başında “Her Şeye Evet Diyemem” adında bir albüm çıkardılar. İyi ki de çıkarmışlar canlarım benim. Efendim grup 4 kişiden oluşuyor. Hepsi uzun zamandır müzikle iç içeler. 2003′de bir araya gelmişler. Barlar, festivaller derken albüm de geldi işte. Vokal Özlem Altınışık‘ın sesi çok güzel, kendisi de çok tatlı bir bayan. (Bazı yönleriyle üçnoktabir’i hatırlattı bu grup bana aslında.)
Resmi web-sitesi burada.
Facebook fan sayfaları ise burada.
Bir veriyi şifrelemek yerine gizlemek her zaman daha havalı gelmiştir bana. Sübliminal mesajlar da daima dikkatimi çekmiştir. Hayranı olduğumuz grupların şarkılarında da gizlenmiş mesajlar olduğunu öğrendiğimde şaşırmıştım. Örneğin Eminem‘in My Name is şarkısında tersten, “It’s Eminem” diye bağırdığını duymak şaşırtmıştı açıkçası.
Backmasking, şarkıların içine tersten çalındığında anlaşılabilecek sözler gizlemek için kullanılan kayıt yöntemi. Backward masking, tersten maskeleme sözcüklerinin birleşiminden geliyor ismi.
The Beatles‘ın 1966 yapımı Revolver albümü ile popülerleşen yöntem, zaman içinde artistik adına, komedi adına ve eleştirel amaçlarla kullanılmış. Ayrıca şeytana övgü dolu mesajlar içeren kullanımları olduğu da biliniyor.
Herkese merhaba,
Uzun zamandır yapmak istediğim şeylerden biri bu röportajdı, fakat şans bu ki, arada bulunan mesafelerin de etkisi ile, yaptığımız röportajı Messenger üzerinden 20 ile 30 dakika arası bir sürede gerçekleştirmek durumunda kaldık. Barış Abi (Sehabe) sağ olsun, beni kırmayıp kabul etti ve Ankara’ya gitmeden sorduğum soruları kısaca yanıtladı. (Büyük halleri için resimlere tıklayın.)
Kısaca ben size kendisinden bahsedeyim, Sehabe, Aydın‘da yaşayan bir rap müzik sanatçısı, yaptığı çalışmalarla güzel çıkışlar yakalama fırsatı kazandı. Yanılmıyorsam kendisi Psikoloji bölümü mezunu veya son sınıf öğrencisi. Myspace sayfası şimdiye dek yarım milyona yakın ziyaretçi almış.
-Bize biraz kendinizden bahsedermisiniz ?
Sehabe : Aydın/Nazilli doğumluyum. Eğlenceli röportajı okumak için devam edin.
Asfalt Dünya, Beni Severmiş O şarkısına çektikleri video klibi televizyonda görmüştüm, beğenmiştim akabinde albümlerini dinleyip evet demiştim bu grup dinlenir.
Aylar geçti bunun üstünden.
Resmen unuttum Asfalt Dünya’yı.
Dost gibi yakın,sen üşürken soğukta
Kendini sakın, sakın çıplakken konuşma
Herkese merhaba, öncelikle herkesten buraya uzun zamandır yazamadığım için özür diliyorum (:. Ben kayıplardayken aramıza yeni bir yazar arkadaş katılmış ona da hoşgeldin diyerek Amy Macdonald hakkında yazacağım yazıma başlamak istiyorum.
Kimdir bu Amy Macdonald? Ben de kendisiyle dün bir arkadaşımın Facebook’ta This is the life parçasını paylaşmasıyla tanıştım diyebilirim. Sesi o kadar hoştu ve parça da o kadar keyifliydi ki, hemen ismini Googleladım. 87 doğumlu bu özgür kızımız, soyadından anlaşılacağı gibi bir İskoç.
15 yaşında babasının akustik gitarını çalmaya başlayan ve kendi kendine öğrenen Amy Macdonald’ın etkilendiği sanatçılar arasında Travis ve The Libertines de bulunuyor. T in the Park Festival‘de Travis’in Turn şarkısını duyan ve kendisi çalmak isteyen Amy, 15 yaşındayken Glasgow civarındaki bar ve kafelerde çalmaya başladı. NME‘ye bir demo kasedini yollayarak müzik dünyasına adım atmış oldu.
Geçen dün can sıkıntısıyla televizyonda kanal kanal gezerken rastladım bu beylere. Başta ne olduğunu kavrayamasam da tınılarında insanı kendine çeken bir şey vardı. Michael Jackson’un ölümünün ardından televizyonu işgal eden bu sanatçının eserleri ve bu eserlerin yeniden yorumlanmış halleri arasından gözüme en çok çarpan bu üç beyefendi oldu. “Billie Jean” adlı parçaya yaptıkları cover biter bitmez bilgisayarımın başına koştum ve bu beyefendiler hakkında kısa bir araştırma yaptım…
Alex Morissette (Geri vokal, kontrabas), Dr. Christian Roberge (Vokal, gitar) ve Byron Mikaloff (Geri Vokal, gitar)’dan oluşan grup Çingene Cazı adı verilen bir tür ile kendi eserlerini icra etmekte.
Grup ismini Avrupa’nın ilk meşhut gitaristi ünvanına sahip olan, 1910-1953 yılları arasında yaşamış olan Django Reinhardt’dan almış. Devamını okuyun »
Sosyoblog, müzik, film, kitap, tasarım, matematik, edebiyat, trendler gibi konularda ilgimizi çekenlerin özgün halde muhabbet tadında sunulduğu bir blogdur.
Konusunu gündelik hayattan alan bu blogda Aras ve Demircan, farkına vardıkları ilginç bilgilerden, az bilinen şahane gruplara kadar kişisel beğenilerini dile getiriyor. Zaman zaman paylaşacak ilginç şeyler bulanlar da bloga konuk oluyor.