Mizah üzerine karalamayı da seviyoruz.
Bilmem farkettiniz mi.
Büyük ihtimalle dikkatinizi çekmemiştir.
Belki bu olay sadece bir azınlık için geçerliydi ve her şey tesadüftü.
Bu 4 cümlenin “b” harfi ile başlaması gibi bir tesadüf.
Uzun süredir yürüttüğüm araştırmaya göre, bu araştırma sırasında bir çok genç ile çalıştım, gençlerin her yılın 4 ile 6. ayları arasında takıldıkları bir konu var. Hepsi birbirine bunu soruyor.
Tekrar ediyorum, her şey bir tesadüf olabilir.
Korkutucu bir tesadüf.
İşte size 21.yy gençlerini kullanmanız için bir fırsat! Yeni bir yöntem! Sadece 4 ile 6.aylar arasında kullanabilecek olmanız da işin heyecanlı tarafı.
Dediğim gibi, bütün gençler birbirine bunu soruyor. Kafaları karışık. Devamını okuyun »
“Yalanlarla büyüdüm ben. Ama öyle bildiğiniz yalan hayatlar gibi de değildi benimkisi. Evlatlık filan değildim yani. Daha farklı şeylerdi yaşadıklarım. Bunları birinci tekile indirgemek de doğru olmaz aslında. Bütün bir ’84 nesli böyle büyüdü, uyutuldu, unutuldu.
Lisede çok boy atarsın.
Üniversitede kızlar teklif ediyomuş oğlum!
İleride çok kızın canını yakıcaksın, bakma şimdi.
Eda, Sertap, Canan senden hoşlanıyomuş abi!”
İşte! Yazmaya başladığım kendi hayatımı anlatacağım kitabımın ilk cümlelerini okudunuz. Nasıl? İlkokul öğretmenimin dediği gibi ”İyi yazar olur senden, şu anlatıma bak be!” dediniz mi sizde. Bir dakika… Bu da mı yalandı yoksa? “Yeter!” diyip masadan kalkıyorum, kalemimi elime almam artık. Bi anda hayatı sorgulayıp ani kararlar vereyim diyorum. Bodrum bu mevsimde güzel olur derler diyip atlıyorum otobüse. Yolculuk güzel başlıyor, muavinle aramızda dostane bağlar olduğunu düşünüyorum zira bardağıma kolayı bir parmak eksik koymadı. Fakat bu düşüncem uzun süreli olmuyor, otobüsün sarsılması ile bir parmaklık pay elime dökülüyor. Küfrediyorum. O an küfrettiğim için benden nefret eden yaşlı teyze kadar muavinden nefret ediyorum.

İlk molayı Balıkesir’ de veriyoruz. Dinlenme tesisinde birde ne göreyim! Mark Zuckerberg! Hani şu Facebook’ u kuran çocuk. Hemen yanına gidip oturuyorum. Hatırladığım kadarıyla o da ’84 lü. Ufak tereddütüm elinde ki Posta Gazetesi’ ni ve Haydar Dümen’ i okuduğunu görmemle yok oluyor. O bir ’84 lü. Devamını okuyun »
Sosyoblog, müzik, film, kitap, tasarım, matematik, edebiyat, trendler gibi konularda ilgimizi çekenlerin özgün halde muhabbet tadında sunulduğu bir blogdur.
Konusunu gündelik hayattan alan bu blogda Aras ve Demircan, farkına vardıkları ilginç bilgilerden, az bilinen şahane gruplara kadar kişisel beğenilerini dile getiriyor. Zaman zaman paylaşacak ilginç şeyler bulanlar da bloga konuk oluyor.