İnternette yayılan mimlerden bize ulaşanlar bu kategoride bulunuyor.
Özyeğin Üniversitesi’nde kaldığım süre beni mutlu eden bir kaç gelişme oldu. Bir tanesi yakında Sosyoblog‘da yazmaya başlayacak yeni arkadaşlarım, bir tanesi ise İbrahim Mumcu‘nun pasladığı mim. Onunkini buradan okuyabilirsiniz, kendisine teşekkür ediyorum ve cevaplamaya başlıyorum :):
1) Hangi işleri yarım bırakırsın ya da bıraktığın neler var?
Bir şeyden keyif almamaya başladığımı hissedersem yarım bırakıyorum, başlarda hoşuma giderken zamanla canımı sıkan yönlerini keşfettiğim şeyler bunlar. Bu bir dizi veya film de olabilir, bir tasarım düşüncesi de, bir blog yazısı da (30a yakın yazı taslağım var içerde :)). Örneğin en son Turkstaff için geliştirmeye çalıştığımız bulmacayı yarım bıraktım, daha doğrusu askıya aldım.
Bir de yarım bırakmak denemez ama şöyle bir özelliğim var. Düzenli değilim ama sistematiğim, aynı zamanda unutkanım, ek olarak zorunluluk gerektiren işleri; öncelik sırası eğlenceli işlerinkinden daha önde bile olsa öne almayı becemiyorum. Mesela 30 sayfalık matematik dönem ödevini son gece sabaha doğru bitirmek buna bir örnek. Ya da arkadaşımın hediyesini evde unutup sınavdan dolayı eve dönemediğimde başka bir arkadaşımı çağırıp, anahtarı verip, eve gidip hediyeyi bana getirmesini istemek ve okul bitmeden hediyeyi diğer arkadaşıma yetiştirmek gibi anılarım yok değil. (Ev ile okulum da pek yakın sayılmaz :))
Aras‘ın bana hediye ettiği bir t-shirt’ün üstünde beni anlatan bir cümle var: “Never on schedule, but always on time” (Asla planlı değil, ama hep tam zamanında).
2) Yakın zamanda kaybettiğin biri var mı?
Neyse ki yok.
3) En ağır bulduğun, sana dokunan bir yemek var mı? Devamını okuyun »
“Güzel ve keyifli bir mim başlatayım” gibi bir isteğim vardı ne zamandır. Bu güzel olucak sanırım. Blog açmadan önce, hemen her gün bloglamadan önce hayatımızda neler farklıydı? Blogger olduktan sonra ne farketti?
Kendi mimime kendim de cevap vereyim, Sosyoblog ile birlikte öbür blogları daha da fazla takip etmeye başladım. Ve daha çok şey öğrendim elbet. Daha çok yazar oldum elbette. Her ne kadar son zamanlarda çok bir şeyler yazamasam da. Böyle yani.
Bu mimi Müjdat Korkmaz, Mert, Barış Ünver, Ahmet Alp Balkan ve Berkay ‘ dan okumayı istiyorum ve onlara paslıyorum ilk olarak :). Ama gören ve yazmak isteyen herkesin yazması da ayrıca hoş bir şey elbette :).
Bu arada ilk kez mim başlattık.
Bu sıcak yaz günlerinde insanın içinden hiçbir şey yapmak gelmezken, bir de İstanbul’da bilgisayarın başında oturup günlerdir yeni yazı girilmemiş bloga bakınca içimde oluşan sıkıntı durumunu dağıtmaya birebir şu mimler. Bir ara ben de bir tane başlatayım bunlardan diye düşünmeye başladım.
Bu mimin başlatıcısı Mert. Bense Müjdat Korkmaz’ın blogunda görüp yazmaya karar verdim. Okuduğum onlarca blog arasından 3 tanesini seçmek gerçekten zor olsa da, şöyle söyleyebilirim:
Fikir Atölyesi – Tunç Kılınç’ın kimi zaman hayatın içinden hikayeleriyle kimi zaman da yaratıcı fikirleriyle dolu mükemmel blogu, çok severek takip ettiğim, yeni yazısı çıktığında Aras ile birbirimize “Tunç Abi’den yeni yazı var” diye haber verdiğimiz şahane blog. Bu yüzden kesinlikle ilk 3 içinde.
Siberkültür – Bildirgeç‘e yazdığım zamanlarda farkettiğim, lezzetli yazıları ve sade tasarımıyla beni kendine hayran bırakan bloglardan biri. Devamını okuyun »
Bu aralar mimlerle devam ediyoruz :). Bu mim‘in başlatıcısı Uğur. Biz de yayıcılarından biri olmak istedik ve bu konuda yazalım dedik. Konusu ; “kitaptan alıntı“. Kuralları ise şöyle:
Biz de alıntımızı yazalım:
Gösteri Peygamberi (Survivor) kitabından, yazarı Chuck Palahniuk;
Sayfasını unuttuğum için, üşengeçlik etmeyin, iyisi mi tüm kitabı okuyun :).
İsa çarmıha gerilmeseydi kimi kendine inandırabilirdi?
Bizden bu kadar diyip, Ahmet Alp Balkan‘a bu mimi yollayalım :).
Sosyoblog, müzik, film, kitap, tasarım, matematik, edebiyat, trendler gibi konularda ilgimizi çekenlerin özgün halde muhabbet tadında sunulduğu bir blogdur.
Konusunu gündelik hayattan alan bu blogda Aras ve Demircan, farkına vardıkları ilginç bilgilerden, az bilinen şahane gruplara kadar kişisel beğenilerini dile getiriyor. Zaman zaman paylaşacak ilginç şeyler bulanlar da bloga konuk oluyor.