Hoşumuza giden kitaplardan bahsettiğimiz bölüm.
T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, T.C. Yayıncılar Birliği ve Milli Kütüphane gibi önemli kuruluşların desteği ile Türkiye’nin en büyük kitapsever topluluğu imiş Kitapokuyoruz.com
Daha önce yine bir kitap sitesi hakkında yazmıştım. Ancak kitapokuyoruz.com ‘un veritabanındaki kitap sayısı daha fazla. Sitede kitaplar, yazarlar, yayınevleri, çevirmenler hakkında bilgiler bulunuyor. Yorum yapıp puanlayabiliyorsunuz.
Şayet dikkate alırlarsa 1-2 öneri: Üyelik butonunu birazcık aradım açıkçası, üst navigasyon yerine giriş’in yanına koymak daha mantıklı olacaktır. Bir de formun uzunluğunu görünce cayasım gelmedi değil. Mail – şifre – tamam olmalı. Bunu görüp kaçırdıkları kullanıcı sayısı az değildir bence.

Yine de site hoş. Gerçek zamanlı bildirme sistemi de güzel. Bir yazarı takip ediyorsunuz mesela, yeni kitabı çıkarsa size haber veriyor. Ya da kitabı takip ediyorsunuz, yeni yorum gelirse bildiriyor falan. Hoş yani.
Yazan: Demircan Çelebi
25 Oca 2010Okuve.org 35.000+ kitap bilgisiyle büyük bir kütüphane. Bu kütüphanede kitaplar, yazarlar, yayın evleri hakkında bilgiler bulabiliyorsunuz. Ayrıca bunlar üzerine yorum yapıp puanlayabiliyorsunuz. Oldukça iyi bir site, gelişmeye devam ediyor.
![]()
Read blogs, not books düsturu bana yakın olsa da, bloglardan gözümü ayırabildiğim zamanlarda okuduğum kitaplar var. Bu kitaplar hakkında başkalarının neler düşündüğünü bilebileceğim bir platform, güzel.
Gelişmeye devam eden bu site için küçük öneriler:
Stephen King’in ilk kitabı olan Carrie (Göz), 1976’da yazıldı. Bir yazarın ilk kitabı olduğunu düşünürsek çok etkileyici bir kitap.

Kitaptan:
Carrie bir yandan kanlı ellerini tıpkı Lady Macbeth gibi giysisine sildiğinin ya da gülerken ağlıyor olduğunun ve zihninin bir bölümünün kendisini de mahvedecek şeyler yaptığının bilincinde değildi. Çünkü kendisiyle birlikte onları da götürecekti. Bütün o kasaba yerle bir olana dek her yeri yakacaktı.
Kitapta Carrie White adlı bir lise öğrencisinin hayatı anlatılıyor. Carrie arkadaşları tarafından sürekli dışlanan, asosyal bir lise öğrencisi. Bu yönden oldukça klasik bir lise öğrencisi diyebiliriz. Carrie kendisine yapılanlar için büyük bir kin besliyor arkadaşlarına ama bir ayrıntı daha var. Carrie bir telekinetik.Ve bu yeteneği ona korkutucu bir güç veriyor. Biraz da Carrie’yi bu duruma getiren, Carrie’nin büyüdüğü ortam hakkında bilgi ve kitap yorumu için devam edin.
Yazan: Demircan Çelebi
Kategori: Kitap |Kişisel Beğeniler |Sanat
10 Kas 2009Şu aralar Melekler ve Şeytanlar okuduğum, içinde ilginç şeyler bulduğum, bunları araştırıp gerçeğe dayalı olduğunu görüp etkilendiğim için, paylaşmak istedim. Kitaptan alıntı yapmadan önce ufak bir açıklama:

İlluminati Ambigramı, 180 derece çevrildiğinde de aynı şekilde görünür.
Illuminati: “Aydınlanmış Olanlar” anlamına gelmektedir. Topluluğun kuruluş amacı cehaletle, baskıcılıkla ve kilisenin dogmalarıyla mücadele etmekti. Her ne kadar asıl amaç, aydınlanarak dinsel dogmalardan uzak, hür düşünceyi ve Newtoncu pozitif bilimin önünü açmak idiyse de, gizli siyasi amaçları olduğu öne sürülerek dünya siyaset tarihinin belki de zaman içerisinde üzerine en fazla komplo teorisi üretilmiş topluluğu halini almıştır.

Kitapta geçen kısmı alıntılıyorum:
“Robert,” dedi. “Eğer sakıncası yoksa Robert, Illuminati konusuna nereden bulaştın?”
Langdon geçmişi düşündü. “Aslına bakarsan para yüzündendi.” Devamını okuyun »
Bu aralar mimlerle devam ediyoruz :). Bu mim‘in başlatıcısı Uğur. Biz de yayıcılarından biri olmak istedik ve bu konuda yazalım dedik. Konusu ; “kitaptan alıntı“. Kuralları ise şöyle:
Biz de alıntımızı yazalım:
Gösteri Peygamberi (Survivor) kitabından, yazarı Chuck Palahniuk;
Sayfasını unuttuğum için, üşengeçlik etmeyin, iyisi mi tüm kitabı okuyun :).
İsa çarmıha gerilmeseydi kimi kendine inandırabilirdi?
Bizden bu kadar diyip, Ahmet Alp Balkan‘a bu mimi yollayalım :).
Günlerin Köpüğü muhteşem bir Boris Vian kitabı.
Vian’ ın hayal gücüne anlatımına hayran olmamak elde değil. Eğer bu yazıdan sonra Günlerin Köpüğü’ nü okumaya karar verirseniz O’na normal bir kitap gibi yaklaşmayın. O öbür kitaplardan çok farklı.
Colin.
İşte bizim adamımız. Chloe’nin Colin’i.
Kitabın arkasından da okuyabileceğiniz üzere, Colin için hayatta önemli olan 2 şey var. İlki güzel müzik New Orleans, öbürü ise güzel kızlara aşık olmak. Ve Colin Chloe’ye aşık oluyor. Ah güzel Chloe.
Chloe’nin bir hastalığı var.
Göğsünde bir nilüfer çiçeği.
Ve bu hastalığın tek tedavisi var.
Hayır hayır, normal kitaplarla bir tutmayın demiştim bu kitabı. Chloe’nin iyileşmesi için sevgiye, çiçeklere ihtiyacı var. Var gücüyle çalışıyor Chloe’si için Colin. Chloe’si zedelenmiştir diye üzülüyor. Chloe’si için her işte çalışabilir. Çünkü onun da Chloe’nin sevgisine, Chloe’nin aşkına ihtiyacı var.
Varoluşçulara da göndermeler yer alıyor kitapta.
Colin’ in en yakın arkadaşı Chick, Sartre’ a ait şeyleri toplamak için önde kendini harcıyor. Sonra Alise’e duyduğu aşkı. Ve sonra Alise’nin ona duyduğu aşkı. Sartre uğruna vazgeçiyor hepsinden. Yazıya Chick ile ilgili bir bölümle son vereyim. Bu paragrafı çok beğenmiş ve bir çok arkadaşıma mesaj atmıştım o anda!
-Şey ya…, dedi Chick, ona Jean-Sol Partre’ ı sevip sevmediğini sordum, o da bana kitaplarının koleksiyonunu yaptığını söyledi… Ben de o zaman: Ben de dedim… ve ona bir şeyler söylediğim her seferinde o da: Ben de diye cevap veriyordu… ve tabii karşılık olarak… Sonunda sırf varoluşçu bir deney yapmak için ona: Sizi çok seviyorum dedim ve o da: Oo dedi!
-Deney başarısız oldu… dedi Colin. Devamını okuyun »
Sosyoblog, müzik, film, kitap, tasarım, matematik, edebiyat, trendler gibi konularda ilgimizi çekenlerin özgün halde muhabbet tadında sunulduğu bir blogdur.
Konusunu gündelik hayattan alan bu blogda Aras ve Demircan, farkına vardıkları ilginç bilgilerden, az bilinen şahane gruplara kadar kişisel beğenilerini dile getiriyor. Zaman zaman paylaşacak ilginç şeyler bulanlar da bloga konuk oluyor.