Beğendiğimiz filmlerden konuştuğumuz, önerdiğimiz ya da tanıtmak istediğimiz filmlerle alakalı bölüm.
Yazan: Demircan Çelebi
Kategori: Etkinlikler |Film
23 Mar 2010Dün bu saatlerde bir yazı yayımlayarak 1 kişiye Herkes mi Aldatır filminin gala davetiyesini, 5 kişiye sinema biletini, 1 kişiye de imzalı poster yollayacağımızı söylemiştik.

Aldığımız 46 yorumdan 30u Fatma Toptaş doğru cevabını içeriyordu. Bu 30 kişi arasında yaptığımız çekilişlerde kazananlar şöyle oldu:
Şehrazat
Burak Sağlam
Gülçin Can
neşe tün
İlhan Özcan
GÜLSEV SERTOĞLU
Sinan Bilgin
ece kalaycıoğlu
Özlem Özcan
Batuhan Kaan Özen
serkan özkan
Kubilay Berk Yılmaz
Aylin Aykut
recep beyhan
belinda
Serkan Baykara
Yılmaz Barış
kemal şahin
seda çağlar
Furkan önat
Neşe Akartuna
—
Asıl kazananlar ile kısa zamanda iletişime geçilecektir. Kendilerine ulaşılamama durumunda yedeklerle irtibat kurulacaktır. Bu kampanya Speciad sponsorluğunda düzenlenmiştir. Kendilerine teşekkürü borç biliriz. Kazanamayanlar üzülmesinler. Önümüzdeki günlerde kampanya şu adreslerde devam edecek:
23 Mart 2010, Salı: www.serkancura.com
24 Mart 2010, Çarşamba: kimbu.asosyal.org
25 Mart 2010, Perşembe: www.kampanyasirlari.com
26 Mart 2010, Cuma: www.erhanerdogan.com
Yazan: Demircan Çelebi
Kategori: Etkinlikler |Film
22 Mar 2010Demin Medya Kralı’na bakarken Herkes mi Aldatır? filminin oyuncularını görünce aklıma geldi, hemen yazıyı gireyim dedim.
Tek gecelik sevgilim,
Sevgilimin kocası,
Sevgilimin Kocasının sevgilisi,
Sevgili Karım ve
Sevgili Karımın Sevgilisi
Hepimiz aynı otelde karşılaştık
Kabus mu? O bile az kalır…
Evli ama tipinden beklenmeyecek kadar çapkın, şeytan tüylü bir adam!…
Zengin ve yakışıklı kocası tarafından sürekli aldatılan mutsuz ve öfkeli bir kadın…
Bu iki insanın yolları farklı sebeplerden dolayı bir gece aynı otelde kesişir… Tanışırlar, konuşurlar… Gece ilerler, sarhoşluğun etkisiyle kendilerini aynı yatakta bulurlar.
Sabah uyandıklarında kadındaki aldatılmanın öfkesiyle intikam alma duygusunun yerini pişmanlık ve şaşkınlık almıştır. Adam ise zahmetsiz bir çapkınlık macerasının zaferiyle evine ve karısına dönmek için hazırlanmaktadır.
Ama kader ağlarını örmeye başlamıştır bir kere… Büyük bir sürpriz onları beklemektedir. Adamın karısı ve kadının kocası da aynı otelde burunlarının dibinde kalmaktadırlar. Karşılaşmaları da başka sürprizlerin etkisiyle kaçınılmaz hale gelecektir.
2 Nisan tarihinde yeni bir film vizyona giriyor. Metin Zakoğlu‘nun aynı adlı tiyatro eserinden uyarlanan filmin yönetmeni Kamil Aydın. Fragmanına göz atalım:
Bu filmin galasına giden kişi siz olabilirsiniz.
Ancak gidemezseniz üzülmeyin, 5 kişi de filmi sinemada izleme şansı bulacak.
1 kişiyse imzalı posterin sahibi olacak.

Peki bunlara nasıl sahip olabilirsiniz? Oldukça basit. Sadece şu sorunun cevabını aşağıdaki yorum bölümüne 22 Mart 2010 23:59a kadar isim/soyisim ve iletişim bilgilerinizi yanlışsız doldurarak ve cevabınızın yanında bulunduğunuz şehri belirterek yollamanız yeterli:
Herkes mi Aldatır filminde Canan karakterini hangi oyuncu canlandırmıştır?
Kazanamazsanız üzülmeyin, çünkü Speciad‘ın sponsor olduğu bu kampanya önümüzdeki günlerde şu bloglarda devam ediyor:
23 Mart 2010, Salı: www.serkancura.com
24 Mart 2010, Çarşamba: kimbu.asosyal.org
25 Mart 2010, Perşembe: www.kampanyasirlari.com
26 Mart 2010, Cuma: www.erhanerdogan.com
Herkese bol şans. Kazanan talihliyle galada görüşmek üzere!
Her Pazar malum bir program var. Çok Güzel Hareketler Bunlar adında. Bu programı aslında seviyordum, çoğu skeci ile beni güldürebiliyordu. Hala da seviyorum denilebilir.

Ancak farkettiğim bir şey var ki, gerçekten beni düşündürdü. 31 Ocak 2010 Pazar günü yayımlanan programlarında (ki sanırım önceki skeçlerin tekrarını içeren bir programdı) şöyle bir skeç vardı:
(Youtube’dan izleyemeyenler için Çok Güzel Hareketler Bunlar’ın kendi sitesinden)
İki eski sevgili vardır. Bir gün tekrar buluşurlar. Erkek evlenmek istediğini söyler. Eski sevgilisi “Ama sen evliliğe hazır değildin ki.” gibi şeyler söyler. “Artık hazırım. Evlenmek istiyorum. Ne diyorsun?” gibi cümleler karşısında kız kendisine evlilik teklif edildiğini sanarken aslında erkek esas kıza söyleyeceklerinin provasını yapmıştır.
Şimdi Jeux d’enfants (Cesaretin Var mı Aşka) filmine bakalım.Orada da (49. dakikada) şöyle bir sahne var : Jeux d’enfants filmindeki sahneyi görmek için okumaya devam edin.
4 Aralık’ta güzel bir film çıkıyor vizyona. Abimm, yıllar sonra bulunan kardeşi, aklı eksik de olsa, sahiplenmenin, bağıra basmanın; aklı fikri para olmuş bir insanın aile değerlerini yeniden keşfetmesinin; paraya ve güce tapan insanoğlunun, macera dolu, acıklı güldürüsünün hikayesi.
Mustafa Üstündağ’a göre komedi…
Levent Üzümcü’ye göre dram…
Selen Seyven’e göre aşk filmi…
Ekibin tamamı filmi farklı tanımlasa da birleştikleri bir nokta var, o da Abimm‘in her yaşa uygun ve sezonun en iddialı yapımı olduğu.
İşte fragmanı da görelim derseniz okumaya devam edin.
Tamam kabul ediyorum, ilgi çeksin diye böyle bir başlık koydum. Bahsedeceğim şeyse Monty Hall Problemi olarak da bilinen bir matematik problemi. Amerika’da bir zamanlar yayımlanmış olan Let’s Make a Deal isimli yarışmanın sunucusu Monty Hall‘dan geliyormuş bu isim.
Şöyle basit ve popüler bir matematik sorusu var. Bir yarışmadasınız. Önünüzde de 3 kapı var. 2 kapının arkasında keçi, birinin arkasındaysa araba var. Amacınız elbette arabayı bulmak ve bir kapıyı seçiyorsunuz. Siz seçiminizi yaptıktan sonra, yarışmanın sunucusu -ki kendisi arabanın nerde olduğunu biliyor- arkasında keçi olan bir kapıyı açıyor. Ardından size diyor ki: “Şimdi dilerseniz kapınızı değiştirebilirsiniz, dilerseniz ilk seçtiğiniz kapıyı açalım.”
Arabayı bulma şansınızın en yüksek olması için ne yapmanız gerekir? Zira kapının ardındakileri bilen sunucu size ters psikolojiyle arabayı kaybettirmek istiyor olabilir.
Hatta kafanızda canlandırmaya çalışmayın, gelin direkt oynayın. Sunucudaki bir hatadan dolayı oyunu kaybetmişiz, o yüzden ingilizce versiyonu:
Bu soruyla çok yerde karşılaştım. Önce Ali Nesin‘in kitabında görmüştüm. Vos Savant‘ın matematikçilere karşı bu sorunun cevabını nasıl savunduğunu anlatıyor. Dünyanın En Zeki İnsanı Matematikçilere Karşı isimli bu yazıya göz atmanızı öneririm. Daha sonradan Ben Mezrich‘in Bringing Down The House (Mekanı Batırmak) kitabından uyarlanan 21 filminde bu sorunun olduğu bir sahneye rastladım. O sahne de şöyle: 21 filmindeki sahneyi görmek ve problemin çözümüne bakmak için okumaya devam edin.
Demin televizyonda bir reklam dikkatimi çekti. Uzun zamandır ortalarda göremediğimiz Şahan Gökbakar‘ın Turkcell ile yeni reklam filmi. Reklamdan bir reklam filmleri serisi mi yoksa bir film mi geliyor tam çıkaramasam da ilgimi çekmeyi başardı. İşte şöyle bir reklam filmi:
Biz insanların yapması gereken bir şey var.
Oturup ağlamalıyız. Emin olun yapacak daha iyi bir şeyimiz yok.
Kaçırdığımız şey için, kaybettiğimiz şey için oturup ağlamak dışında yapabileceğimiz bir şey yok.
Çaresiziz. Abartmıyorum.
Yarım saat kitabınızı bırakın veya kardeşinizi okuldan yarım saat geç alın. Oturup ağlayın.
Tekrar ediyorum, abartmıyorum.
Dünya’nın gördüğü en büyük yıldız, en iyi dansçı, en iyi sanatçı.
Michael Jackson‘ın Londra konserlerini izleyemediğimiz için oturup ağlamalıyız. Bana inanmıyorsanız gidip This Is It‘i izleyin. Daha iyisi yok. Olamaz. İmkansız.
Kendi ağzıdan duyuyoruz filmde “Yapılmamış, görülmemiş şeyleri göstermeliyiz” ya da buna benzer bir şey işte. Gidip filmi bir görün. Sadece 2 haftanız var. Bana hak vereceğinizi düşünüyorum.
En iyiyi kaybettik…
Huzur içinde yat, Tanrı seni korusun…
Facebook’ta gezinirken bir film fragmanı gözüme ilişti. Fragman son derece etkileyici geldi. Biraz size de bahsetmek istiyorum. Ama önce fragmana bir göz atın.
Kısa Bilgi2012 filminde, Maya’ların uzun hesabına göre 21 Aralık 2012 tarihinde büyük felaketlerle insan çağının sona ereceği inancı ele alınıyor. 2012 yılı Mayalar için dünyanın sonu, ruhlara göre foton kuşağına girip insanlığın bilinç atlayacağı tarihmiş. Filmde de insanların bu tarihte dünyayı vuran felaketlere karşı hayatta kalma çabası anlatılmakta.
2009 yapımı, aksiyon, bilim kurgu, dram ve gerilim türlerinde sayılabilecek bu filmin yönetmeni Roland Emmerich. Dağıtımını Warner Bros‘un üstlendiği bu filmin Türkiye’de 13 Kasım 2009‘da vizyona girmesi bekleniyor.
Film hakkında daha fazla bilgi almak için okumaya devam edin.
Sosyoblog, müzik, film, kitap, tasarım, matematik, edebiyat, trendler gibi konularda ilgimizi çekenlerin özgün halde muhabbet tadında sunulduğu bir blogdur.
Konusunu gündelik hayattan alan bu blogda Aras ve Demircan, farkına vardıkları ilginç bilgilerden, az bilinen şahane gruplara kadar kişisel beğenilerini dile getiriyor. Zaman zaman paylaşacak ilginç şeyler bulanlar da bloga konuk oluyor.