Eleştiri kategorisi

Bir şeyleri eleştirdiğimiz yazılarımız bu kategoride yer alıyor.

T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, T.C. Yayıncılar Birliği ve Milli Kütüphane gibi önemli kuruluşların desteği ile Türkiye’nin en büyük kitapsever topluluğu imiş Kitapokuyoruz.com

Daha önce yine bir kitap sitesi hakkında yazmıştım. Ancak kitapokuyoruz.com ‘un veritabanındaki kitap sayısı daha fazla. Sitede kitaplar, yazarlar, yayınevleri, çevirmenler hakkında bilgiler bulunuyor. Yorum yapıp puanlayabiliyorsunuz.

Şayet dikkate alırlarsa 1-2 öneri: Üyelik butonunu birazcık aradım açıkçası, üst navigasyon yerine giriş’in yanına koymak daha mantıklı olacaktır. Bir de formun uzunluğunu görünce cayasım gelmedi değil. Mail – şifre – tamam olmalı. Bunu görüp kaçırdıkları kullanıcı sayısı az değildir bence.

Yine de site hoş. Gerçek zamanlı bildirme sistemi de güzel. Bir yazarı takip ediyorsunuz mesela, yeni kitabı çıkarsa size haber veriyor. Ya da kitabı takip ediyorsunuz, yeni yorum gelirse bildiriyor falan. Hoş yani.

Nerede Kaldı Eşitlik!

Yazan: Aras

Kategori: Eleştiri

4 May 2010

“Belçika ve Fransa’da kamuya açık alanda burkayı yasaklayan yasalar parlamentoda tartışılırken, bu alanda ilk cezayı İtalya kesti. İtalya’nın Novara kentinde bir postahanede kuyrukta bekleyen burkalı bir genç kadına 500 euro para cezası verildi.”
Hürriyet

İnsan haklarına uymadıkları gerekçesiyle başka devletleri suçlamak, insanlık namına yasalar çıkarmak. Türkiye’ye Laik ol! diye buyururken şunların yaptığına bakın. Sinir bozucu, iğrenç bir durum. Bir kadına kıyafeti yüzünden böyle bir ceza verilmesi ne demek abi ya! Eşitlikten dem vuran şahsiyetsizlere bak! Ya kim karışabilir, kendi halinde bir kadın. Onu bu şekilde rencide etmeye ne hakkınız var şerefsizler!

Her Şey Yolunda

Yazan: Aras

Kategori: Eleştiri

20 Mar 2010

İşsizlik her yerde.
60 yaşında adam, 12 yaşında kıza tecavüz ediyor.
Eğitim sistemi berbat.
Okul çıkışında, öğrencilere tramvay çarpıyor. Üç öğrenci ölüyor.
İnsanlar mutsuz.
Borç, katlanarak artıyor.
Her an deprem olabilir.
Türk,Kürt,Ermeni yüzlerce yıllık kardeşler düşman oldu.
Ve Melih Gökçek var.
Ve Deniz Baykal.
İnsanların fikirleri sömürülüyor.
İnsanların fikirlerine hüküm giydiriliyor.
İnsanlar dolandırılıyor.
Atatürk artık bir koz haline geldi. İnsanlar birbirlerini suçlarken onun arkasına sığınıyorlar, onu yıpratıyorlar.
Ve Bülent Arınç.
Birbirimize etiketler bulmaktan, önümüze bakmaz haldeyiz.

Ve bu insanlar hala gülüyor… Güveniyor.

Cidden, televizyonları bir açsanıza, herkes eğleniyor.
Her şey yolunda.

Aklıma bi şeyler geldikçe kendimce güncelleyeceğim yazıyı.
Son Güncelleme: 20 Mart 2010, 18.50

Her Pazar malum bir program var. Çok Güzel Hareketler Bunlar adında. Bu programı aslında seviyordum, çoğu skeci ile beni güldürebiliyordu. Hala da seviyorum denilebilir.

Ancak farkettiğim bir şey var ki, gerçekten beni düşündürdü. 31 Ocak 2010 Pazar günü yayımlanan programlarında (ki sanırım önceki skeçlerin tekrarını içeren bir programdı) şöyle bir skeç vardı:

(Youtube’dan izleyemeyenler için Çok Güzel Hareketler Bunlar’ın kendi sitesinden)

İki eski sevgili vardır. Bir gün tekrar buluşurlar. Erkek evlenmek istediğini söyler. Eski sevgilisi “Ama sen evliliğe hazır değildin ki.” gibi şeyler söyler. “Artık hazırım. Evlenmek istiyorum. Ne diyorsun?” gibi cümleler karşısında kız kendisine evlilik teklif edildiğini sanarken aslında erkek esas kıza söyleyeceklerinin provasını yapmıştır.

Şimdi Jeux d’enfants (Cesaretin Var mı Aşka) filmine bakalım.Orada da (49. dakikada) şöyle bir sahne var : Jeux d’enfants filmindeki sahneyi görmek için okumaya devam edin.

Okuve.org 35.000+ kitap bilgisiyle büyük bir kütüphane. Bu kütüphanede kitaplar, yazarlar, yayın evleri hakkında bilgiler bulabiliyorsunuz. Ayrıca bunlar üzerine yorum yapıp puanlayabiliyorsunuz. Oldukça iyi bir site, gelişmeye devam ediyor.

Read blogs, not books düsturu bana yakın olsa da, bloglardan gözümü ayırabildiğim zamanlarda okuduğum kitaplar var. Bu kitaplar hakkında başkalarının neler düşündüğünü bilebileceğim bir platform, güzel.

Gelişmeye devam eden bu site için küçük öneriler:

  • Yorum yaz butonunu ilk bakışta göremedim, 4-5 saniye kadar aradım. Bence daha dikkat çekecek bir yere getirmeliler, kitap resminin hemen altında olabilir.
  • Önceden bir sade görünümleri vardı. okuve.org/sade/ adresinden ulaşılabiliniyor hala. Ona linki neden kaldırmışlar ki?
  • Sade görünümdeki arama kısmında da arama önerileri çıkabilir.
  • Yazarlar ve yayın evlerine de yorum yapılabilmeli.

Ötekilerle: esrarkeş, alkolik, gaftici, tinerci, muhabbet tellalı ve de hayat kadınlarıyla dolu bir mahalle. Kanına girdiği insanı içine alan, içine aldığı insanı da ölüme kadar götüren bir yer burası: Kolera. Ben de iki farklı Kolera’ya konuk olanlardanım. Şimdi size ikisini de anlatayım.

Metin Kaçan ile ilgili bilgi: 1961 yılında Kayseri’de doğdu. Aynı yıl ailesi ile İstanbul’a göç etti. Çocukluğu Dolapdere’de geçen Metin Kaçan otomobil tamirciliği, marangozluk, musluk tamirciliği, barmenlik gibi işlerde çalıştı. 16 yaşında “Beyaz Eldiven” çetesini kurdu. Bütün arkadaşları “öldürülünce” yazmaya başladı.

Ağır Roman‘ın filmi ve kitabı aynı insanın paralel iki evrendeki yansıması denilebilecek denli aynı ve de aynı derecede farklı. Ki hikayenin içinde inanılmaz büyük farklar ve inanılmaz benzerlikler var. Nelermiş bu farklar ve benzerlikler derseniz, okumaya devam edin.

Sosyoblog

Sosyoblog, müzik, film, kitap, tasarım, matematik, edebiyat, trendler gibi konularda ilgimizi çekenlerin özgün halde muhabbet tadında sunulduğu bir blogdur.

Konusunu gündelik hayattan alan bu blogda Aras ve Demircan, farkına vardıkları ilginç bilgilerden, az bilinen şahane gruplara kadar kişisel beğenilerini dile getiriyor. Zaman zaman paylaşacak ilginç şeyler bulanlar da bloga konuk oluyor.

Rss - Twit!

Rss Takip. Twitter'da Takip Edin.

Reklam

Student Social Network

Rastgele Yazılar

  • şeyma: sehabe (ya da barış abi:D), normalde rap müzikten çok hoşlanmazdım... anlamsız bulurdum... an [...]
  • -mustafa: agalar abartılı resim nasıl yapacazz [...]
  • Yiğit: müthiş bir yazı olmuş severek okudum başlamayan arkadaşlara öneririm 26 saatte tam 85 bölüm [...]
  • irem: çok iyrenç [...]
  • Aras: Hayır, kitabı bildiğiniz gibi okumaya başlayın. Sayfa numaraları sadece bir geri sayım imgesi [...]