Plasebo etkisi denen şey, farmakolojik olarak etkisiz, ilaç gibi görünen şekerlemelerin vücuda, “Bunları içersem iyi olacağım” düşüncesiyle alınması ve sonucunda gerçekten hastalıkta düzelmelerin görülmesi manasına gelmekte. Öncelikle çok derin bir konu olduğunu, insanın kendi hayatına son verebilecek, veya hayatını geri getirebilecek büyüklükte bir güç olduğunu belirtmeliyim. Plasebo Etkisi’ni araştırırken hafif‘te rast geldiğim bir yazıdan:
Sizleri derinden etkileyeceğini düşündüğüm çok ilginç bir olayı da burada paylaşmak istiyorum. Amerika’da Texas Eyaletine bağlı bir hapishane’de çok cesur bir idam yöntemi gerçekleştirilmiş geçtiğimiz yıl ve bu olaya akredite olan bir Türk tarafından da belgelenmiş. Texas’da cinayetle yargılanıp ölüme mahkum edilen bir hastaya acısız bir ölüm isteyip istemediği sorulduğunda cevabı evet olmuş. Bunun sonucunda idam günü koltuğa bağlı bir şekilde ölümü bekleyen mahkumun açık bileğine ılık su damlaları akıtılmaya başlamış, telkin yöntemiyle de bileğinin yeni çıkan acısız bir makineyle kesildiği ancak canının acımayacağı belirtilmiş. Tüyleri diken diken edecek nokta ise mahkumun tam 37 dakika sonra kalp atışlarının durduğu ve öldüğü gerçeği tabi ki. Mahkum yavaş yavaş kan kaybından öleceğine inandırılmıştı, kan akışı ılık su damlatılarak dikte edildi ve adrenalin zehirlenmesi ya da herhangi bir etki yüzünden bu kişi kendi kendini hem de acısız bir şekilde öldürmüş oldu. Peki bu noktada beyin gücümüzle kendimizi öldürebiliyorsak acaba ölümden de kurtarabilirmiyiz?
Benim bahsetmek istediklerimse hayatınıza son verebilmek veya geri getirebilmek kadar önemli şeyler üzerine değil. Ancak hayatın içinden, karşılaştığım bazı, insanların kendilerini bir şeye inandırması ve sonuçlarını ona göre yaşamaları üzerine örnekler. İşte karşılaştıklarım:
Geçtiğimiz haftalarda abim, “Ev çok soğudu” diyip kombiyi açmıştı, bir süre sonra da üzerindeki poları çıkarıp t-shirtle kaldı. Ama biraz sonra farkettim ki, kombiyi açmasına rağmen, basınç düştüğünden, kaloriferlere hiç sıcak su gelmemişti, o yine de kendi elleriyle kombiyi açtığından sıcak olduğuna kendini inandırıp üzerindeki poları çıkarabilmişti. Belki fark etmesem psikolojik olarak üşümemeye devam edecekti.
Başka bir örnek: Bunu ise bir arkadaşım anlattı. Tanıdığı bir bilgisayar tamircisine gelen bir bilgisayarda hiç bir sorun olmamasına rağmen “bir sürü virüs var, çok yavaşladı” şikayetiyle birlikte gelmiş. Bu bilgisayar tamircisi abimizse bilgisayarı bir gün rehin koyup ertesi gün geri vermiş, hiç bir şey değiştirmemesine rağmen, “evet gerçekten hissedilir düzeyde bir hızlanma var” geri bildirimini almış.
Bir başkası: Geçenlerde telefonla konuşan babamın televizyonun sesini kısmamı istemesi, benim 1 kez kısıp 1 kez açmam, ses simgesini görmesi yeterli olan babamın konuşmasına sesin azaldığı yönündeki düşüncesiyle devam etmesi.
Belki zaman içinde daha farklı örneklerle de karşılaşırım, kim bilir?
Zaten doğru olduğunu düşündüğümüz durumların olası sonuçlarına kendimizi inandırarak yaşamıyor muyuz?
(Böyle bir kapanış yapmak bana da nasip oldu :P)
Additional comments powered by BackType
Sosyoblog, müzik, film, kitap, tasarım, matematik, edebiyat, trendler gibi konularda ilgimizi çekenlerin özgün halde muhabbet tadında sunulduğu bir blogdur.
Konusunu gündelik hayattan alan bu blogda Aras ve Demircan, farkına vardıkları ilginç bilgilerden, az bilinen şahane gruplara kadar kişisel beğenilerini dile getiriyor. Zaman zaman paylaşacak ilginç şeyler bulanlar da bloga konuk oluyor.
Hayatın İçinden Plasebo Etkisi için 2 görüş belirtildi:
Shangri-la ile Şaşkın Şaşkın Nasıl Zayıflanır? | Sosyoblog
8 Haziran 2009 21:17
[...] günlerde Hayatın İçinden Plasebo Etkisi diye bir yazı yazmıştım. Belki yine ona bir örnek teşkil edebilecek, ilginç bir diyetten [...]
Kendi Beyninizi Hackleyin | Sosyoblog
21 Kasım 2009 23:20
[...] bir şeyi gerçekleştirebilecek güce sahip olduğu açık, hatta bunu gerçekleştirmek için beyni kandırmak, beyinle anlaşmak gibi yöntemler mevcut. Burada bahsedeceğim yöntemlerinse geçerlilikleri ve [...]