Günlerin Köpüğü muhteşem bir Boris Vian kitabı.
Vian’ ın hayal gücüne anlatımına hayran olmamak elde değil. Eğer bu yazıdan sonra Günlerin Köpüğü’ nü okumaya karar verirseniz O’na normal bir kitap gibi yaklaşmayın. O öbür kitaplardan çok farklı.
Colin.
İşte bizim adamımız. Chloe’nin Colin’i.
Kitabın arkasından da okuyabileceğiniz üzere, Colin için hayatta önemli olan 2 şey var. İlki güzel müzik New Orleans, öbürü ise güzel kızlara aşık olmak. Ve Colin Chloe’ye aşık oluyor. Ah güzel Chloe.
Chloe’nin bir hastalığı var.
Göğsünde bir nilüfer çiçeği.
Ve bu hastalığın tek tedavisi var.
Hayır hayır, normal kitaplarla bir tutmayın demiştim bu kitabı. Chloe’nin iyileşmesi için sevgiye, çiçeklere ihtiyacı var. Var gücüyle çalışıyor Chloe’si için Colin. Chloe’si zedelenmiştir diye üzülüyor. Chloe’si için her işte çalışabilir. Çünkü onun da Chloe’nin sevgisine, Chloe’nin aşkına ihtiyacı var.
Varoluşçulara da göndermeler yer alıyor kitapta.
Colin’ in en yakın arkadaşı Chick, Sartre’ a ait şeyleri toplamak için önde kendini harcıyor. Sonra Alise’e duyduğu aşkı. Ve sonra Alise’nin ona duyduğu aşkı. Sartre uğruna vazgeçiyor hepsinden. Yazıya Chick ile ilgili bir bölümle son vereyim. Bu paragrafı çok beğenmiş ve bir çok arkadaşıma mesaj atmıştım o anda!
-Şey ya…, dedi Chick, ona Jean-Sol Partre’ ı sevip sevmediğini sordum, o da bana kitaplarının koleksiyonunu yaptığını söyledi… Ben de o zaman: Ben de dedim… ve ona bir şeyler söylediğim her seferinde o da: Ben de diye cevap veriyordu… ve tabii karşılık olarak… Sonunda sırf varoluşçu bir deney yapmak için ona: Sizi çok seviyorum dedim ve o da: Oo dedi!
-Deney başarısız oldu… dedi Colin.
-Evet, dedi Chick, yine de hemen gitmedi. Sonra ben de: Ben bu yöne gidiyorum dedim. Ve o da: Ben değil dedi… Ve de ekledi: ben, şu yöne gidiyorum.
-Olağanüstü!… dedi Colin.
-Ben de: Ben de dedim!… dedi Chick, ve o nereye ben de oraya…
-Nasıl bitti peki? dedi Colin.
-Şey!… dedi Chick, artık uyku saati gelmişti.
Colin’ in boğazı düğümlendi, kendine gelmesi için yarım litre bourgogne içti.
-Yarın onunla buz patenine gideceğim… dedi Chick.
Additional comments powered by BackType
Sosyoblog, müzik, film, kitap, tasarım, matematik, edebiyat, trendler gibi konularda ilgimizi çekenlerin özgün halde muhabbet tadında sunulduğu bir blogdur.
Konusunu gündelik hayattan alan bu blogda Aras ve Demircan, farkına vardıkları ilginç bilgilerden, az bilinen şahane gruplara kadar kişisel beğenilerini dile getiriyor. Zaman zaman paylaşacak ilginç şeyler bulanlar da bloga konuk oluyor.