Demir’in son yazısı, bu, benim yazım da onun üzerine.
1,5 yıl sonra Boğaziçi’nin çimlerinde olacaksın. Gerçekten bunu mu istiyorsun? 10 yıl sonra bir genel müdür mü olmak istiyorsun? Canı istediğinde binlerce işçinin işine son veren, doğayı katleden, insanları kullanan, paraya tapan bir şirketin genel müdürü olmak istiyor musun gerçekten? Ya da bunlara hizmet eden bir mühendis mi olmak istiyorsun?
“Peki ya ne olcağdı? Başka ne yapabilirim?” dediğini duyar gibiyim.
Bilmiyorum. Azla yetinmeyi bilip farklı alanlara mı yönelmeli? Ya da başka bi şey mi yapmalıyız?
Çok fazla soru sordum ama hiç birinin cevabını veremiyorum.
İnsanın en büyük sınavı bu. Lükslerini elde etmek için bir canavara dönüşmeye razı mısın? Paraya tapan insanlara sormuyorum bu soruları. Siz zaten insan olma güdünüzü kaybetmişsiniz. Hayatımı, ailemi geçindirmek zorundayım bahanesinin arkasına sığınmış binlerce insan. Var olanı değiştirmeye cesaret edemeyen bir avuç korkak.
Böyle dediğime bakmayın, benim onlardan tek farkım şu yukarıdaki soruları sormam. Parayı, rahat yaşamayı elimin tersiyle itip aza kanaat edebilir miyim? Gaza gelip evet ulan demek kolay bu soruya. Fakat iş bunu gerçekleştirmeye geldiğinde… Tamamen kopabilir miyiz bu sistemden?
Sanırım bu bireysel bir iş değil. Biz insanlar cesur olmalıyız. Elimizdekini kaybetmeyi göze almalı, kaybettiklerimiz için savaşmalıyız. İnsan olmaktan kastımız hep bu değil mi zaten? Hep konuştuğumuz olay. Hep lafta kalan. Her kıraathanede, misafirlikte babalar tarafından konuşulan olay hani.
Kafamın karışıklığı yazıya da yansıdı. Ama söylemek istediğim, bir şeyler değişmeli. Yaptığımız, yapmaya çalıştığımız şeyler pek doğru gelmiyor bana. İnsanoğlunun hak ettiği de istediği de bu değil. Maalesef uyutuluyoruz, fark edemiyoruz.
Sosyoblog, müzik, film, kitap, tasarım, matematik, edebiyat, trendler gibi konularda ilgimizi çekenlerin özgün halde muhabbet tadında sunulduğu bir blogdur.
Konusunu gündelik hayattan alan bu blogda Aras ve Demircan, farkına vardıkları ilginç bilgilerden, az bilinen şahane gruplara kadar kişisel beğenilerini dile getiriyor. Zaman zaman paylaşacak ilginç şeyler bulanlar da bloga konuk oluyor.