
Bu yazı
3 ay 8 günden daha önceki bir zamanda yazıldığından içerdiği bilgilerin güncelliği veya doğruluğu kaybolmuş olabilir. Herhangi bir yanlış anlaşılmadan Sosyoblog.org sorumlu tutulamaz.
Evet Sosyoblog’un son transferi olarak ayağımın tozuyla bir yazı patlatmamın gerekliliğinin farkındayım. Ben de uyguladığım şu Da Vinci Uykusu sisteminin benden neler götürdüğüne dair bir yazı hazırladım buyrunuz efenim.
1- Arkadaşlarınız “Yarın sınav var çalış!” dediğinde “He, ne sınav mı? Yarın mı? Bir dakika şimdi yarın ayın kaçı?” gibi sorular sormak zorunda kalıyorum. Yarınım, dünüm kalmadı. Dolayısıyla bugün perşembe mi cuma mı bilmiyorum ama ayın 12’sine girdik onu biliyorum. (Cumartesiymiş la bugün.Yarılıyoring.)
2- “Sabah ola hayrola.”, “Bugünün işini yarına bırakma.” gibi atasözleri rafa kalktı. Yerine “Ha bugün, ha yarın.” ve benzeri deyimler ve atasözleri geldi. Anlamıyorum ki dün müdür, yarın mıdır.
3- En ilkel takvimimiz olan “Yatçaz-kalkcaz!” takvimi tamamen kullanımdışı. Ufak bir çocuğa yarını anlatmak için 6 defa “Yatcam-kalkcam” diyorum çocuk “Hassireleaaa!!” der gibi bakıyor bana.
4- Kilo da gidiyor. Baya gidiyor hem de. Son 3 günde 2 kilo verdim. Sağlıklı mı sağlıksız mı bilemen.

5- Zaten az-sık beslenmeyi uygulayan adamım. 2 saatte bir ufak atıştırmalar yapıyordum. Şimdi günde 11-12 öğün yaptığım oluyor. Her öğün de cimcik kadar oldu tabi. Sanki sürekli yemek yiyormuşum gibi bir his. Çene kaslarım meydana çıktı. Güldüğümde seğiriyorlar. Badi biylding aut feys biylding in.
6- Çene kaslarının gelişmesine bir neden daha ekleyeyim. “Oğlum hayırdır kütüphaneye gittin 30 dakika durmadın sınavın yok mu çalışsana!” gibi sözler eden iyi niyetli, can dostu, teşvik edici arkadaşlara ve “Hocu baba ne gidiyon la kütüphaneye ders mi çalışacan! Ba ba ba dur. Kirk Hammet’a sormuşlar…” diyen geyikellaya ekmek banıp banıp yiyen arkadaşlara uyku sisteminden bahsetmek zorunda kalmak. Bir yandan da Sosyoblog’a gelin la orada günlük şeklinde yayınlıyorum deyince “Artiiiz!” bakışlarına maruz kalmak. Te Göktengrim sonra gidip “La bunları Sosyoblog’a koyayım güzel olur.” diye düşünmekten kütüphanede de uyuyamamak.
7- Otobüslerde rahat uyumak için uyku müzikleri ayarladım. Hayatımda ilk defa empeüç pleyırımda “Uykuluk” diye klasör var. Bu benim açımdan değil de sanatçı açısından bence bir götürü.
Beğendiğim bir sanatçıyı görürsem mutlaka çevirir 2 kelam ederim, eleştirilerimi iletirim ona. Düşünsenize Replikas’ın elemanlarından birini gördüm:
- Aa baba sen şey değil misin ya? Dur dur heh Orçun Baştürk . Ya ben sizin müziği günde en az 1 saat dinliyorum. Acaip de güzel uyutuyor biliyor musun?
Adam ne tepki versin “Eheh oko.” der geçer heralde.
8- Artık otobüs şoförleri, muavinleri tarafından tanındım. “La her bindiğinde uyuyan adam de mi bu? Bizim uyandırdığımız hani? De gidi deyus evinde uyumayo burda uyuyo!” gibisinden laflar ediyorlar. Biliyorum, gözlerinin içinde yazıyor. Promptır gibi satır satır iniyor göz bebeklerinden. Size ne kardeşim alt tarafı “Son duraaak! İnmeyen kalmasııaaan!” diye bağırıyorsunuz. Zaten İBB’nin akbil sözleşmesini okudum ben. Uyandırma servisimiz vardır yazıyor. Piiiy!
Şoföre dipnot: Ben uyursam bir bok olmaz da sen uyursan herkes ölür hacıdayı!
Daha yazardım da hepsini tek seferde harcamayalım. Öpüyoring, selam yolliyoring.
Ayberk
Buna bakanlar bunlara da baktı:
Da Vinci’nin Götürdükleri için 3 görüş belirtildi:
sosyoblog
12 Aralık 2009 19:18
Da Vinci’nin Götürdükleri: Evet Sosyoblog’un son transferi olarak ayağımın tozuyla bir yazı patlatmamın… http://bit.ly/4OjUlM
Bu yorumun orijinali burada bulunuyor: Twitter
AyberkTuncer
12 Aralık 2009 22:19
yeni yazı yazdım.okuyun, okutun, okunsun. o kun sun. bu kun sun. şu kun sun. http://www.sosyoblog.org/da-vincinin-goturdukleri/
Bu yorumun orijinali burada bulunuyor: Twitter
Kubilay Berk Yılmaz
12 Aralık 2009 23:08
Çok iyi ..!
İlk denemem başarısız olmuştu.
Yazına bakıp tekrar gaza geliyorum .
Ve tekrar deneme kararı alıyorum. Hadi bakalım hayırlısı :D