Evet insancıklar. Siz de benim gibi günde on saat uyumadan kendine gelemeyen, iki saatini İstanbul’un trafiğine bırakan, iki saat civarını da bedensel ihtiyaçlarına (yemek, duş, ay saçım güzel olmuş mu, yok şu pantolon daha iyi, hay bin tanrı bu gömlek ütüsüzmüş!) ayıran, e bir de üstüne üstlük okulda altı saate yakınını heba eden insanlardansanız kaldı kendinize dört saat civarında hiçbir şeye yetmeyen saat.
Bu dört saatte ne gezsen gezilir, ne tozsan tozulur! Ancak kırıp poponuzu oturursanız dizi veya film üzerine azıcık müzik hop yatak. Kitabı da yolda okur, hiçbir şeye vakit ayıramamaktan yakınırsınız.
Ama sağolsun genç girişimci, araştırmacı kişilik, göbeğindeki delikte usb girişi olan bu sayede de düzenli nette gezinen Demircan kişisinin, Sosyoblog’da bahsettiği Da Vinci Uykusu sistemi tam benlik, tam bizlik, tam sizlik bir sistem. “Sadece hayvan oğlu hayvanlar 8 saat uyur!” gibi bir sloganla değil de “Beyninizi Hacklemek – Günde 2 Saat Uyuyarak Yaşamak” başlığıyla bu sistemi tanıtınca iyice, uygulanabilir olduğuna karar verdim ve de vize denilen berbat dönem bitmeye yüz tutar tutmaz uygulamaya başladım.
Başlamadan önce dipnot: Fakültede devam zorunluluğu olmadığı için evden pek dışarı çıkmamaya çalıştım. Böylece fiziksel aktiviteyi en aza indirerek bedenimin vereceği ters tepkileri minimuma indirmek istedim. Tabii uyuyamayınca ara ara koşudur, cogingdir, yürüyüştür yaptım. Tavsiyem siz de Übermensch uykusuna alışana kadar zorunlu olmadıkça bedensel aktivitede bulunmayın.
Bu girizgahtan sonra uyarılara başlayayım:
1- Eğer gece kalkıp “Sen hala yatmadın mı?” diyerek sizi alnınızın çatındaki sivilce kadar rahatsız edebilen, aklınıza bu sözü takıp bütün enerjinizi emik emik emen ebeveynleriniz varsa başlamadan önce bir daha düşünün.
2- Otobüs, servis kullanıyorsanız buralarda uyumaya alışın.
3- Arkadaşlarınıza bu sistemden bahsedin, anlayışla karşılasınlar; “Bu sızdı lan?” muhabbetleri çevireceklerine 20 dakika sonra dürterek kaldırsınlar.
4- Benim düştüğüm hataya düşmeyin, sistemi uygularken alkol almayın. 2 saat civarında uykularım oldu alkol aldıktan sonra.
5- Evdekileri sessiz olmaları konusunda ikna edin, öğlenin göbeğinde uykuya dalmaya çalışırken çalan ziller, atılan kahkahalar uykunuzun kaçmasına neden olabiliyor.
6- Kahve ve koladan en azından uykuya geçiş süreniz 2-3 dakikaya inene kadar uzak durun.
7- Beşinci ve onuncu gün arasında bırakanlar çok oluyormuş. 9. güne kadar geldiğimde başladım bunları yazmaya. Kesinlikle ve kesinlikle kararlı olmanız gerekiyor. Kararlılık yoksa yapamıyorsunuz.
1. Gün
Yat-Kalk: 5-8
Saat 5’te yatıp 8’de kalktım. Maksadım bir sonraki uykuya geçişimin rahat olabilmesi.
Yat-Kalk: 12-12.30
Doya doya yarım saat uyudum, oh mis.
Yat-Kalk: 16-16.30
Yatağa uzandım, kapı çalması; köpeğimin havlaması gibi sebeplerden dolayı ilk 10 dakika dalamayınca “Vakit öldürmeye gerek yok.”dedim, kalktım. 2 saat sonra tekrar deneyeceğim.
Yat-Kalk: 20-20.30
İki saat mi demiştim? Normal vaktine kadar oyalandım, yine yatağa uzandım. Yine uyuyamadım ama vücudum azıcık dinlensin diye 30 dakika boyunca yatakta durdum.
Yat-Kalk: 00-00.30
Artık uyuyayım diye 4 km koşup 1 km de coging yaptım. Nihayet 30 dakikalık uykuya kavuştum. Rahatlatıcıydı, yetti mi? Tabii ki yetmedi. Bırakacaktınız şimdi ben yastıkların soğuk tarafında uyuyacaktım.
Yat-Kalk: 04-04.30
Rahat uyudum, güzel uyudum. Henüz vücudumda anormal sayılacak tepkiler yok. Kalp atıyor, akciğer hava alıyor, karaciğer alkol alınmadığı için rahat, apandisitle safra kesesi ne işe yarıyor bilmiyorum zaten.
Yat-Kalk: 08-08.30
Yine uyuyamadım. Böhühühü!
Kazandırdıkları: İlk 24 saatim doldu Da Vinci sistemiyle.
Dizisel:
- 3 bölüm Yeditepe İstanbul
- 3 bölüm FlashForward
Filmsel:
- Kirpi
- Polytechnique
Kitapsal:
- Anayurt Oteli adlı ağır ağır giden romandan 50 sahife.
Oyunsal:
- Yarım kalan Modern Warfare 2’ye ayırılan 3 saat.
Bildiğiniz 12 saat civarında vakit ayırdım bunlara, bir de Twitter, Facebook, Youtube gibi vakit öldüreçleri de cabası.

2. Gün
Yat-Kalk: 12-12.30
Mis gibi uyku, ohş gibi uyku.
Yat-Kalk: 16-16.30
Son vizeye ineklemem dolayısıyla atlamışım bu uykuyu. Baktım vakit geçmiş, “Eah boşverea!” diyerek atladım.
Yat-Kalk: 20-20.30
Hiç dinlendirici değildi, hiçbir şey anlamadım bu uykudan. Yatmasam daha uyanık, dinlenmiş ve de enerjik olacaktım sanki.
Yat-Kalk: 23-23.30
Dayanamayıp bir saat erkene çektim. Anayasa Hukuku yorucu bir ders. Semih Gemalmaz daha da yorucu bir insan. Hukuk Fakültesi’nin ben… Sosyoblog’un kalitesini düşürmemek lazım.
Yat-Kalk: 04-04.30
Atladım.
Yat-Kalk: 08-08.30
Vize öncesi uykusu, iyi gelir heralde dedim uyudum. Sınavdan sonra göreceğim nasıl geldiğini, vize sabahları ruhsuz, duygusuz, algısız bir adam oluyorum.
Kazandırdıkları:
Anayasa Hukuku vizesi açıklansın, bakacağız bugün bir şey kazandırmış mı kazandırmamış mı. Bir de bunun yanında Anayurt Oteli bitti, iki bölüm de Yeditepe İstanbul izledim.
3. Gün
Yat-Kalk: 12-12.30
Beyazıt Meydanı’nda grev vardı. Çapa’dan ve Sirkeci’den 2 kortej toplaşıp Beyazıt Meydanı’nda buluşacaklardı. Otobüse bindim, akbili bastım, boş koltuk seçip “Hell yea! Ne uyunur lan şimdi. Oh 40 dakika bile uyurum, 50 dakika bile uyurum, piiiy, tilililili!” diye düşünüyordum ki KESK’in propaganda otobüsü bangır bangır gelip bizim otobüsün dibinde durup biz öğrenci ve işçi kardeşlerini greve davet etti. Ben de “Eyvallah!” dedim, “Uykum var hacı teyze.” Bu gürültüyü atlattıktan sonra Çapa’da toplanan kortej bizi Fındıkzade’de kıstırdı. Kıstırdı diyorum çünkü trafik iptalyustu. Sloganlar, marşlar, verdiler coşkuyu verdiler coşkuyu. Benim bu uyku saatim grevci memur ve öğrencilere feda oldu. Yine uyku yok.
Yat-Kalk: 16-16.30
Uyudum mu uyumadım mı bilmiyorum, uyudum sanırım. Uykunun ikinci aşaması mıydı, üçüncü aşaması mıydı neydi ona geçince anlaşılıyordu uyuyup uyuyamadığın, tam arada kalmışım demek ki.
Yat-Kalk: 20-20.30
Uyuyamadım. Yatakta 10 dakika geçirip kalktım, bunu biliyorum.
Yat-Kalk: 00-00.30
Yine uyuyamadım bunu da biliyorum. Yine yatakta 10 dakika.
Yat-Kalk: 01-01.30
Baş ağrısı, zonklayan kıvrımlarını hissettiğim beynim, sinüslerim civarında toplanan ağrılar sebebiyle yatağa gitme ihtiyacı duydum. Uyudum da. Güzeldi, iyi geldi. Baş ağrım geçti.
Yat-Kalk: 04-04.30
Normal uyku.
Yat-Kalk: 08-08.30
Uykuya 20 dakika kala başağrılarım başlıyor. 5-6 saat içerisinde de Karaköy-Taksim civarında işlerim var, bilmiyorum nasıl olacak.
Kazandırdıkları:
Oyunsal:
- Saatlerce World of Warcraft, 8 saat civarını bulmuştur. (Kaybettirdikleri mi deseydim la yoksa?)
Kitapsal:
- Kronstadt 1921 – 198 sayfa okudum. Bitti kitap.
Televizyonsal:
- Disko Kralı’nın 21 Kasımdaki bölümünü indirip izledim.
4. Gün
Yat-Kalk: 12.15-12.45
Karaköy’e gitmek amacıyla evden çıktım. Yusufpaşa’da inip aktarma yapayım diye bindiğim Beyazıt Otobüsü’nde uyuyakaldım. Son durakta uyandırılarak inince de “Depoda enerji fazla, yürümek lazım.” dedim. Beyazıt’tan Karaköy’e yürüdüm. İşleri halledince de meşhur Karaköy Yokuşu’nu çıkıp Taksim’e ayak bastım. Sonra da Tünel’den meydana kadar… Yaklaşık üç – üç buçuk kilometrelik bir yürüyüş oldu.
Yat-Kalk: 15.30-16.10
Taksim – Bakırköy – Ataköy seferi yapan otobüse binip Topkapı’da uyuyakaldım. Uyandığımda Ataköy’deydim. İndim eve -Bakırköy’e- yürüdüm. Halbuki sabredip evde uyuyacaktım. Olmadı.
Yat-Kalk: 18.00-18.30
Uyuyamamak. Başağrıları, taşikardimtrak kalp atışları, gözlerde yanma, dikkat dağınıklığı, ara ara cümle kurma yetisinin eksilmesi. Sanırım ağır dönem başlıyor.
Yat-Kalk: ??-??.30
Düzgüncene uyudum da kaçla kaç arası uyudum hatırlamıyorum, not almamışım.
Yat-Kalk: 04-04.30
Başağrılarım beni öldürecek sanırım. Uyumadım demediğim sürece uyudum sayın bundan sonra.
Yat-Kalk: 08-08.30
Akşam Taksim’deyim. Umarım dibim düşmez. Uyuyamama sendromum azaldı. Sadece başağrılarım durmuyor.
Kazandırdıkları:
Kitapsal:
- Silahşör – Stephen King – 160 sayfa
Dizisel:
- 6 bölüm Yeditepe İstanbul
Oyunsal:
- Saatlerce WoW
Televizyonsal:
- Disko Kralı’nın 28 Kasımdaki bölümünü indirip izledim.
Dört Günün Özeti:
Toplamda 11 saat 40 dakika uyumuşum, 12 saat 40 dakikayı yatakta geçirmişim. 4 günde 38-40 saat arası uyuyan bir insandım, dörtte bire indirmişim. 16 saat dizi veya tv programı, 3 saat film izlemişim. 406 sayfa kitap okuyup 15-20 saat arası bilgisayar oyunu oynamışım. Evet hepsi 4 gün içinde. Oldukça inanılmaz gözüküyor. İleride alışınca daha da verimli hale gelirim diye düşünüyorum. Bir de eklemeliyim ki başağrılarım geçtikten sonra 4 saatte 30 dakikadan, 4 saatte 20 dakikaya indireceğim uyku periyodumu. Ancak baş ağrılarım gittikçe dayanılmaz hale geliyor. En dayanılmazı, en kötü etkisi budur şu anda. Onu da atlatırsam Übermensch uykusunu uyguluyorum demektir. Bir diğer 4 günlük özette görüşmek üzere.
Olur da daha canlı takip etmek isterseniz, Twitter profilime göz atın.
Dipnot: Hiç rüya görmedim.
Buna bakanlar bunlara da baktı:
Da Vinci Uykusu Günceleri #1 için 7 görüş belirtildi:
Demircan Celebi
8 Aralık 2009 19:50
Evet insancıklar. Siz de benim gibi günde on saat uyumadan kendine gelemeyen, iki saatini İstanbul’un trafiğine bırakan, iki saat civarını da bedensel ihtiyaçlarına (yemek, duş, ay saçım güzel olmuş mu, yok şu pantolon daha iyi, hay bin tanrı bu gömlek ütüsüzmüş!) ayıran, e bir de üstüne üstlük okulda altı saate yakınını heba eden insanlardansanız kaldı kendinize dört saat civarında hiçbir şeye yetmeyen saat.
Bu yorumun orijinali burada bulunuyor: FriendFeed
AyberkTuncer
8 Aralık 2009 20:10
http://www.sosyoblog.org/da-vinci-uykusu-gunceleri-1/
Bu yorumun orijinali burada bulunuyor: Twitter
sosyoblog
8 Aralık 2009 20:24
Da Vinci Uykusu Günceleri #1: Evet insancıklar. Siz de benim gibi günde on saat uyumadan kendine gelemeyen, iki … http://bit.ly/8KOLkC
Bu yorumun orijinali burada bulunuyor: Twitter
Murat S. Gür
9 Aralık 2009 22:31
Ben de mi denesem aceba
Bu yorumun orijinali burada bulunuyor: FriendFeed
Demircan Celebi
9 Aralık 2009 22:45
Benim de deneyesim vardı ama üniversiteye geçince denemeye kalkışmaya karar verdim. Bu süre içinde de Sosyoblog’da Ayberk’in deneyimlerini bu şekilde anlatması çok hoş oldu.
Bu yorumun orijinali burada bulunuyor: FriendFeed
Volkan
28 Aralık 2009 01:14
Bence baş ağrısı bilgisayar başında geçirilen ve buna eklenen kitap okumalardan kaynaklanıyor. 3 Günde 170 bölüm ya da 2 haftada 430 bölüm anime izleyince bende yaşamıştım…=P
Da Vinci Uykusu Günceleri #3 | Sosyoblog
18 Ocak 2010 01:13
[...] okuyorsanız alıştınız yazı sistemime. Düzenli okumuyorsanız da öncekileri nahan da buradan ve de ahan da buradan okuyabilirsiniz. (Ahanda Burina Burinata oğlum bu!) [...]