Yazan: Demircan Çelebi
Kategori: Kişisel Beğeniler
31 Eki 2009Pentago, iki kişilik bir soyut strateji oyunu. İsveç‘in çakısından sonra en büyük icadı olan bu oyunun oynanışı oldukça kolay. Öğrenmesi saniyeler alan bu oyunda ustalaşmanın yıllar gerektirdiği söyleniyor. Zira 2005′te yılın oyunu seçilip, birkaç yıl içinde de gelmiş geçmiş en iyi İsveç oyunu unvanını aldı. Bu adresten online oynamanız mümkün. Bu kutu oyuna sahip olmak isterseniz, buraya bakabilirsiniz.

6*6lık bir kare üzerinde 3*3lük 4 kare yer alıyor. İki taraftan birinde beyaz diğerinde siyah taşlar var. Oyunculardan biri taşı dilediği yere yerleştirip, dilediği kareyi istediği yöne 90 derece çeviriyor ve sırasını tamamlıyor. 5 taşı bir sıra üzerinde ilk dizen oyunu kazanıyor.
Biz insanların yapması gereken bir şey var.
Oturup ağlamalıyız. Emin olun yapacak daha iyi bir şeyimiz yok.
Kaçırdığımız şey için, kaybettiğimiz şey için oturup ağlamak dışında yapabileceğimiz bir şey yok.
Çaresiziz. Abartmıyorum.
Yarım saat kitabınızı bırakın veya kardeşinizi okuldan yarım saat geç alın. Oturup ağlayın.
Tekrar ediyorum, abartmıyorum.
Dünya’nın gördüğü en büyük yıldız, en iyi dansçı, en iyi sanatçı.
Michael Jackson‘ın Londra konserlerini izleyemediğimiz için oturup ağlamalıyız. Bana inanmıyorsanız gidip This Is It‘i izleyin. Daha iyisi yok. Olamaz. İmkansız.
Kendi ağzıdan duyuyoruz filmde “Yapılmamış, görülmemiş şeyleri göstermeliyiz” ya da buna benzer bir şey işte. Gidip filmi bir görün. Sadece 2 haftanız var. Bana hak vereceğinizi düşünüyorum.
En iyiyi kaybettik…
Huzur içinde yat, Tanrı seni korusun…
Hosting ücreti ödemeden bir blog sahibi olup, sitenin teknik işlerini teknik ekibe bırakıp, yalnızca içeriğiyle ilgilenmek size cazip geliyorsa BlogKoçum‘un bu teklifini kaçırmamanız gerekiyor. Sitenizde bir reklam alanı karşılığı size destek sağlayan BlogKoçum’un sundukları arasında şunlar bulunuyor:
Sizeyse sadece yazacağınızı düşünüp yazmak kalıyor. Ayrıntılar ve başvuru için buraya bakmanız yeterli.
Facebook’ta gezinirken bir film fragmanı gözüme ilişti. Fragman son derece etkileyici geldi. Biraz size de bahsetmek istiyorum. Ama önce fragmana bir göz atın.
Kısa Bilgi2012 filminde, Maya’ların uzun hesabına göre 21 Aralık 2012 tarihinde büyük felaketlerle insan çağının sona ereceği inancı ele alınıyor. 2012 yılı Mayalar için dünyanın sonu, ruhlara göre foton kuşağına girip insanlığın bilinç atlayacağı tarihmiş. Filmde de insanların bu tarihte dünyayı vuran felaketlere karşı hayatta kalma çabası anlatılmakta.
2009 yapımı, aksiyon, bilim kurgu, dram ve gerilim türlerinde sayılabilecek bu filmin yönetmeni Roland Emmerich. Dağıtımını Warner Bros‘un üstlendiği bu filmin Türkiye’de 13 Kasım 2009‘da vizyona girmesi bekleniyor.
Film hakkında daha fazla bilgi almak için okumaya devam edin.
Mayıs 2006‘dan beri raflarda olan bir dergi Sözcükler. Bu piyasa ile ilgili çok bir bilgim yok ama ablam en iyi olduklarını söylüyor. O öyle diyorsa öyledir, çünkü bu ay o da dergide! Öyküsünün adı ISABEL. Bundan bize ne demeyin, kardeş kardeşin reklamını yapar. Çok tanınan yazarlar da bu dergide. (Bu ay elimize aldığımız dergi, 22.sayıymış.)
Dergiyi almanızı tavsiye etmekle kalmıyor, Nazlı Karabıyıkoğlu-ISABEL‘i okumanızı da öneriyorum. Ben beğendim yahu.


Ankaralı bir grup Cin Seddi. Öncelikle şunu söyleyeyim, harikalar. Kalıcı olacaklarına eminim. Ekim başında “Her Şeye Evet Diyemem” adında bir albüm çıkardılar. İyi ki de çıkarmışlar canlarım benim. Efendim grup 4 kişiden oluşuyor. Hepsi uzun zamandır müzikle iç içeler. 2003′de bir araya gelmişler. Barlar, festivaller derken albüm de geldi işte. Vokal Özlem Altınışık‘ın sesi çok güzel, kendisi de çok tatlı bir bayan. (Bazı yönleriyle üçnoktabir’i hatırlattı bu grup bana aslında.)
Resmi web-sitesi burada.
Facebook fan sayfaları ise burada.
Bir veriyi şifrelemek yerine gizlemek her zaman daha havalı gelmiştir bana. Sübliminal mesajlar da daima dikkatimi çekmiştir. Hayranı olduğumuz grupların şarkılarında da gizlenmiş mesajlar olduğunu öğrendiğimde şaşırmıştım. Örneğin Eminem‘in My Name is şarkısında tersten, “It’s Eminem” diye bağırdığını duymak şaşırtmıştı açıkçası.
Backmasking, şarkıların içine tersten çalındığında anlaşılabilecek sözler gizlemek için kullanılan kayıt yöntemi. Backward masking, tersten maskeleme sözcüklerinin birleşiminden geliyor ismi.
The Beatles‘ın 1966 yapımı Revolver albümü ile popülerleşen yöntem, zaman içinde artistik adına, komedi adına ve eleştirel amaçlarla kullanılmış. Ayrıca şeytana övgü dolu mesajlar içeren kullanımları olduğu da biliniyor.
Herkese merhaba,
Uzun zamandır yapmak istediğim şeylerden biri bu röportajdı, fakat şans bu ki, arada bulunan mesafelerin de etkisi ile, yaptığımız röportajı Messenger üzerinden 20 ile 30 dakika arası bir sürede gerçekleştirmek durumunda kaldık. Barış Abi (Sehabe) sağ olsun, beni kırmayıp kabul etti ve Ankara’ya gitmeden sorduğum soruları kısaca yanıtladı. (Büyük halleri için resimlere tıklayın.)
Kısaca ben size kendisinden bahsedeyim, Sehabe, Aydın‘da yaşayan bir rap müzik sanatçısı, yaptığı çalışmalarla güzel çıkışlar yakalama fırsatı kazandı. Yanılmıyorsam kendisi Psikoloji bölümü mezunu veya son sınıf öğrencisi. Myspace sayfası şimdiye dek yarım milyona yakın ziyaretçi almış.
-Bize biraz kendinizden bahsedermisiniz ?
Sehabe : Aydın/Nazilli doğumluyum. Eğlenceli röportajı okumak için devam edin.
Bu akşam, Kanal(i)zasyon film galasındaydık. BloggerV‘nin organize ederek blog yazarlarını da davet ettiği gala, İstinye Park‘ta yapıldı. Çok hoş bir organizasyondu. BloggerV‘ye teşekkürlerimi sunarım öncelikle.
Öncelikle filmin fragmanına bir göz atın:
Filmden bahsedecek olursak: Devamını okuyun »
Sıkıldığım zamanlarda bir yerlere bir şeyler karalamayı seven bir insanım. Muhtemelen bu insanlar da öyle, ancak paranın üstüne yapmışlar karalamalarını, ortaya da şahane şeyler çıkmış. Daha önce de dolarları katlayanları görmüştük, onu da hatırlatalım bu eserleri görmeden önce.


Sosyoblog, müzik, film, kitap, tasarım, matematik, edebiyat, trendler gibi konularda ilgimizi çekenlerin özgün halde muhabbet tadında sunulduğu bir blogdur.
Konusunu gündelik hayattan alan bu blogda Aras ve Demircan, farkına vardıkları ilginç bilgilerden, az bilinen şahane gruplara kadar kişisel beğenilerini dile getiriyor. Zaman zaman paylaşacak ilginç şeyler bulanlar da bloga konuk oluyor.