Bu sıcak yaz günlerinde insanın içinden hiçbir şey yapmak gelmezken, bir de İstanbul’da bilgisayarın başında oturup günlerdir yeni yazı girilmemiş bloga bakınca içimde oluşan sıkıntı durumunu dağıtmaya birebir şu mimler. Bir ara ben de bir tane başlatayım bunlardan diye düşünmeye başladım.
Bu mimin başlatıcısı Mert. Bense Müjdat Korkmaz’ın blogunda görüp yazmaya karar verdim. Okuduğum onlarca blog arasından 3 tanesini seçmek gerçekten zor olsa da, şöyle söyleyebilirim:
Fikir Atölyesi – Tunç Kılınç’ın kimi zaman hayatın içinden hikayeleriyle kimi zaman da yaratıcı fikirleriyle dolu mükemmel blogu, çok severek takip ettiğim, yeni yazısı çıktığında Aras ile birbirimize “Tunç Abi’den yeni yazı var” diye haber verdiğimiz şahane blog. Bu yüzden kesinlikle ilk 3 içinde.
Siberkültür – Bildirgeç‘e yazdığım zamanlarda farkettiğim, lezzetli yazıları ve sade tasarımıyla beni kendine hayran bırakan bloglardan biri. Devamını okuyun »
Yazan: Demircan Çelebi
Kategori: Kişisel Beğeniler |Matematik
25 Tem 2009Bu ayki Bilim ve Teknik dergisini elime aldım. Dergiye bir göz gezdirdim. İçinde hoş bir yazıya denk geldim. Yazıda kriptolojinin geçmişinden ve günümüze dek gelişiminden bahsediliyordu. Vigenére Karesi’nden bahsedilen kısmı dikkatimi çekmişti. Ben de Jül Sezar’ın Kutu Şifreleme Yönteminden sonra kriptoloji üzerine bu 2. yazıyı yazmaya karar verdim.
Vigenére Karesi (ya da Vigenere Tablosu, Vigenere Şifresi) 1553 yılında Giovan Battista Bellaso tarafından tanıtılmış 16. yüzyılın sonlarında Blaise De Vigenere bu yöntemi düzenleyip kullanmış. “Vigenere Karesi” ismi buradan gelmekte.
Kısaca tanımlamak gerekirse, düz metnin bir anahtar ile şifrelenmesinden ibaret. Şöyle ki: Devamını okuyun »
Geçen günlerde şurada söylediklerim üzerine bu konuda ki ilk yazıma başlıyorum. İlk olarak Gökhan Semiz’ den bahsetmek istiyorum. Özellikle ’80 kuşağının çok yakından tanıdığı, ’90 kuşağının da beraber büyüdüğü şarkıları yazan, besteleyen, Grup Vitamin’ in beyni olan büyük adam. Gökhan Semiz. Henüz 28 yaşındaydı aramızdan ayrıldığında. Ölümü, doğduğu güne ve doğduğu mekana çok yakındı.

Hayata veda ettiği günden başlayalım, 4 kişiydiler arabada. Sürücü alkollüydü. Hız, yol derken kaldırıma çarparak savrulmaya başladı araba. Gökhan daha önce de aynı duruma düşmüş, arabadan atlayarak kurtulmuş söylenenlere göre. Ancak Bakırköy sahilinde, Kennedy Caddesi’nde şans Gökhan’dan yana değildi. Kafasını kaldırıma çarptı. Maalesef kurtulamadı. Devamını okuyun »
Yazan: Demircan Çelebi
Kategori: Hayata Dair |Matematik
17 Tem 200972 kuralı, hızlı finans hesaplarından nüfus artışına kadar, herhangi bir büyüme miktarını hesaplamada mükemmel bir zihinsel kısayol. İşte formül:
İkiye katlamak için gereken zaman = 72 / büyüme oranı
Bu formül finansal tahminler ve bileşik faiz hesaplarının doğasını anlamak için kullanışlı bir formül. İşte örnekler:
Hep görürüz filmlerde; inanmak, çalışmak ve zafer!
Sadece filmlerde olan şeyler değilmiş yahu bunlar. Ekip olmak, beraber olunca her şeyi yapabilmek filan.
TurkStaff.Com’ a yeni tasarım için çalışırken, Demircan ve İsmail ile beraber yapamayacağımız şey yok gibi hissettim. Madem istediğimi yazıyorum bu bloga, bunu da yazayım dedim. Ve yazdım.
Bu aralar mimlerle devam ediyoruz :). Bu mim‘in başlatıcısı Uğur. Biz de yayıcılarından biri olmak istedik ve bu konuda yazalım dedik. Konusu ; “kitaptan alıntı“. Kuralları ise şöyle:
Biz de alıntımızı yazalım:
Gösteri Peygamberi (Survivor) kitabından, yazarı Chuck Palahniuk;
Sayfasını unuttuğum için, üşengeçlik etmeyin, iyisi mi tüm kitabı okuyun :).
İsa çarmıha gerilmeseydi kimi kendine inandırabilirdi?
Bizden bu kadar diyip, Ahmet Alp Balkan‘a bu mimi yollayalım :).
Evet evet sana diyorum!
Aaa! Nerde kaldı okura saygı deme bana sevgilim okur!
Doğruya doğru öyle şimdi.
Hepimiz ilgi manyağı değil miyiz. Özellikle 2000li yıllar ile birlikte iş çığrından çıktı.
Ama böyle olmamalı.
Hoşuma gitmiyo bu durum.
Kendi ilgi manyaklığımız uğruna başka insanları kullanmamalıyız.
Bu kadar denyo bir blog yazarı değildim ama başladık artık. Devamını okuyun »
Yaklaşık 2 gün önce internette boş boş dolanırken bir siteye rastladım. Profesyonel grafikerlerin yaptığı işler bulunuyordu, benim de bir grafiker adayı olduğumu düşünerek sitede dolaşmaya başladım. İçimden “Ulen gavur yapıyor” diye hayıflana hayıflana kağıt katlama sanatıyla ilgili bahsedeceğim yere rastladım.
Başlığın adı ” Won Park – Origami Kağıt Katlama Sanatı Uzmanı” idi. Origaminin, kağıt katlama sanatı olduğu ve ilk kez yine çekik gözlü arkadaşlarımız, Japonların bulduğundan bahsediliyordu. Won Park’ın da “para katlayıcı” olduğundan ve paraları katlayarak, eğerek, bükerek ayrıntılarına kadar, gerçeklerine yakın şekiller elde ettiğinden söz edilmekteydi.
Şimdi sizi o muhteşem dolar katlama örnekleriyle baş başa bırakma vakti:
1 Dolarlık Japon Balığı

1 Dolarlık Kelebek
Devamını okuyun »
Sosyoblog, müzik, film, kitap, tasarım, matematik, edebiyat, trendler gibi konularda ilgimizi çekenlerin özgün halde muhabbet tadında sunulduğu bir blogdur.
Konusunu gündelik hayattan alan bu blogda Aras ve Demircan, farkına vardıkları ilginç bilgilerden, az bilinen şahane gruplara kadar kişisel beğenilerini dile getiriyor. Zaman zaman paylaşacak ilginç şeyler bulanlar da bloga konuk oluyor.